Çetin : “Turizmde 2020‘de Neler Olacak ?”

Güncel 25 Şubat, 10:17'de eklendi

Çetin : “Turizmde 2020’de Neler Olacak?”

Amelia Beach Spa Resort Hotel Genel Müdürü Haydar Çetin

“Turizmde 2019’da Ne Değişti, 2020‘de Neler Olacak?” başlıklı yazıyı Gm Dergi Okuyucuları için kaleme aldı.

 

2019  yılı turizm değerlendirmesinde  acente, otel  ve  banka  kredi  ilişkilerinde  gelinen  son nokta.

Kazanan  ve kaybedenlerin işletme  anlayışı ile  yaşanan  gerçekler.

Kazandıkça yatırım yapılması veya kazanmadan yapılan  yatırımdan  beklentiler.

Hizmetlilerin maliyetini, bina maliyetlerine yükleyerek daha çok kazanılır denilmesi.

Turizmin  logo, slogan, her şey dahil, eğitim, kriterlerimiz, destinasyon ve UNWTO  değerlendirmelerindeki eksikliklerin göz ardı edilmesi.

Eskiden mantar tabancası patlayınca,  turizm bitti,  anlayışının yok  olmasına güvenerek, lades olmayız anlayışı.

Salgın  hastalıkların  dünya  sorunu olduğu, 2020  yılı  Koronavirüs  ile   sınırlarımızda yaşananlar. İkili ilişkilerin  çözüm sürecinde…

Bu yukarı da saydıklarım, 2020 yılı turizmini belirleyici etken  olarak karşımıza çıkmaktadır.

Bu yıl Patara’yı Dünyaya Tanıtacağız”

2019 Turizm yıl Urfa ‘daki   Göbeklitepe idi.,  M.Ö 10.000 yılına ait bulgularla   bu bölgeyi turizm yılı ilan ederek

Dünyaya duyurduk. Bu yıl ise Patara yılı.Noel Baba olarak da bilinen Aziz Nikolaos’un doğum yeri, M.Ö. 8 Yüz yıl dan kalma. Likya’nın başkenti, Roma Neron tarafından yapılması M.S 64-65   Dünyanın en eski Deniz feneri ve Osmanlı döneminde de ilk telsiz telgrafın kullanıldığı  Dünyanın ilk meclis binasına ev sahihliği yapan, kazılarda keşfedilmeyi bekleyen. bakirliğiyle ünlü ticaret merkezi olarak ta  bilinen Antalya / Kaş ilçesi Patara  2020 teması ile Patara yılı  olarak ilan edildi.

Lale Devrine Devam…

Kültür ve Turizm Bakanlığı, yeni tanıtım stratejisi çalışmaları kapsamında “Turkey Home” kampanyası etrafında şekillenen sloganı ve yaklaşık 18 yıldır kullanılan “lale” figürlü Türkiye logosunu değiştirmek için 2019 yılında reklam ihalesine çıkartacak  ilamı  yayınladı. Henüz lale devrinde devam ediyoruz..

İcralık Oteller …

Gelelim iyi denilen 2019 yılını turizmin işletmeciler açısından değerlendirmeye. Batık kredilerin arttığı bir yıl olduğunu görüyoruz. 1 Ocak ile 31 Aralık tarihleri arasında toplam 88 otel icralık oldu. Bu otellerden 22’si Muğla, 16’sı İstanbul, 12’si Antalya, 6’sı Balıkesir, 4’ü İzmir, 3’ü Bitlis, 3’ü Hatay, 3’ü Aydın, 2 Kayseri, 2 Mersin, 2 Ankara ve geri kalan 13 il 1 er icralık otel ile ‘Kocaeli, Nevşehir Rize, Trabzon, Sivas, Mardin, Kırıkkale, Kahramanmaraş, Isparta, Erzurum, Çanakkale, Bursa, Bartın, oldu. İcradan satışa çıkarılan turizm tesisleri arasında tatil köyü, pansiyon, 5, 4, 3 yıldızlı oteller, şehir otelleri ve apart oteller bulunuyor. İcralık olan oteller arasında en yüksek muhammen bedele sahip olan otel ise, geçtiğimiz aylarda icradan satılacağı duyurulu 440 Milyon TL değerindeki İstanbul da Les Ottoman Otel oldu.BDDK verilerini değerlendiren bir bankacı “Kredi miktarı son çeyrekte yüzde 4,57 büyürken takipteki kredi miktarı aynı dönemde yüzde 84,73 büyüyorsa sorun var demektir. Bu durumda 2020’de turizm yatırımlarının finansmanında sıkıntı yaşanır” açıklamasını dikkate neden almıyoruz sizce.

Bankacılık literatüründe ‘Takipte’ geri dönüşü sorunlu’ olarak tanımlanan, halk dilinde ise ‘batık’ kredi olarak bilinen bankaların kullandırdığı kredilerin geri dönüşünde sorunlu olanların oranı 2020 yılında da böyle devam ederse, bu yaşanan iflaslar ve bankaların alacaklarını tahsil için tesislere haciz koyma işlemlerinin artmasına neden olacaktır. 2019 yılı turizme bankaların kredilerden tahsil edilemeyenlerin toplam krediler içindeki batık oranı % 5.53 iken bu oran turizmde % 7.28  turizmdeki batık kredi oranı yüzde 61 artışla 3.8 milyar TL’den 6.2 milyar TL’ye yükseldi. Ziyaretçi sayısı % 13 artışla 50 milyona, turizm geliri %17 artışla 34 milyar dolara ulaştığı 2019’da sektör kredi borcunu ödeyemiyor. Batık kredi oranı ikiye katlandı.

“2020 Asya Yılı” Sözde Kaldı

2020 öngörülen turizm gelişmeleri “2020 Asya yılı” olmaktan son gelişmeler nedeniyle sözde kaldı. Çin’nin yurtdışına gönderdiği turist sayısı 120 milyonu,  aldığı ziyaretçi sayısı 110 milyonu aşması ve daha fazla hedefleri vardı. Şimdilik bu hayal oldu. Çin’de daha şimdilerde 200 Milyar Dolar civarında zararın olduğundan bahsedilmekte.

Hedef Pazar Olması İptal Oldu

3 Milyar’a yaklaşan nüfusları ile iki ülkenin başını çektiği Asya dünya turizmi için büyük potansiyel barındıran Çin ve Hindistan, turist alan her ülke için olduğu gibi Türkiye’nin de hedef pazarı Asya yılı olmaktan dünya turizminin lokomotifliğinden Koronavirüs nedeniyle maalesef beklenti dışına çıktı ve iptal oldu.

Havanda Su Dövmeye Devam Edeceğiz

Mevcut eğilimler, ekonomik beklentiler ve UNWTO Güven Endeksi’ne dayanarak, UNWTO 2020’de dünya çapında uluslararası turist varışlarında% 3 ila% 4 oranında bir büyüme öngörüyordu. Şimdi hizmet sektörümüzde gizli iptallere önlem, fiyat düşürerek aranan çarelerin olduğu bir gerçektir. Ne kadar kurtarıcı çarelerle önlem alırsak alalım, hizmet sektöründe UNWTO verileri ve destinasyonsuz yapılaşma olduğu sürece, maalesef çözüm sürecinden uzak, havanda su döğmeye devam edeceğiz. Misafir yoğunluğuna güvenip, oda birleştirmeleri yapmayacağız. Çifte rezervasyonlarla  geleceğimizi karartmayacağız.

Misafire verilmesini vadettiğimiz hizmetten kısıp, cost’tan kar ettik deyip övünmeyeceğiz. Hizmet kalitesinin belirlenemeyen standartlarını gerek personelde, gerekse genel değerlendirmelerle, bakanlık ciddi yaptırımlarla takip edecek.  “Ben patronum ne istersem emir eli müdürlerle bu işi istediğim gibi yaparım” anlayışıyla çalışamazsınız.

Eğitim Şart…

Eğitimin ciddiyeti öncelikle Kültür ve Turizm Bakanlığı ve Milli Eğitim Bakanlığı bir araya gelecek. İki bakanlık ortak eğitim program ile eğitimcileri eğitecek. Patronların eğitimi, yaşam koçlarından sürekli bilgilendirmeler yapılarak zorunlu hale getirilecek.  Genel müdürler ve departman amirleri ile personellere zorunlu eğitimlerinden geçtiğine dair, uluslararası belgelendirmeye sahip olma zorunluluğu getirilecek.

Halkın sesine kulak verilecek

Yeni yerleşim yerlerine yapılmak istenen turizm adına ne varsa, yerli halkın sözlerine de kulak vermek zorundayız. Her şeyden önce, Her Şey Dahil sistemindeki yapılaşmalara artık izin verilmemesi yönünde. Söylemlerimizi her platformda hatırlatmaya devam edeceğiz. Bizim itirazımız bu otellerin illerimize,  ilçelerimize ve esnafa bir faydası olmayacak” anlayışının değişmeyeceği bir gerçektir.

Ekonomide sürekli çareler arıyoruz ki ülke refaha kavuşsun, mutlu toplum değerlerimiz artsın. Fakat ekonomi uygulanmasındaki aksaklığı görmek için ekonomist olmanıza gerek yok. Yanlış yanlıştır. Belirli kriterlerde devlet ile el ele derken, devlet ve millet el ele demedikten sonra anlam ifade edemez.

Çözüm sürecinde özeleştiri yapmalıyız

Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın gerçekçi ve uygulanabilir standartlar belirlemesi, sektörün sorunlarına çözümsel  yaklaşması.  işletmeci ile personeli olumsuz koşullarda küstürmemesi gerekir. Turizm  mesleğinin   uzun vadede kazanç kapısı olarak istikrarı yakalamak adına, birlik ve beraberliğin ortak  noktası  çözüm  sürecinde tutkun olacağız. Turizm yatırımlarında eksik olan sancılı yanımızın tedavisinde özeleştirilerimiz rencide edici değil’ de, çözüm arayışında olumlu fikirlerle yaklaşmamız  bize fayda  sağlar.

1990-1991 Körfez Krizi ,1993-1994 terörün  turizm bölgelerini hedef alması,1999 yılında meydana gelen depremler, aynı dönemlerde  PKK elebaşının yakalanması ve Yunanistan’ın turizmde KDV indirimine gitmesi, 2015 yaşanan olumsuzluklar, 15  Temmuz  kalkışması  gibi sorunlarla   büyük  mücadele  verdik  ve  tecrübe  kazandık.  2020 Koronavirüs  salgınından da turizm adına, tecrübelerimizi kullanarak mantıklı adımlarla  en az  zararla çıkış yolu bulacağımıza  inanıyorum.

Sınava Hazır Mıyız?

2020 yılında turizm adına ciddi sınavdan geçeceğimize görüyorum ve sizlerle de paylaşmak istiyorum.  Turizm sezonunun son yıllarda iyi gitmesinin rehavetine kapılıp, geçmiş yıllarda kötü geçen sezonlarımızın sonunda alınan tedbirleri unuttuk mu, veya yeni pazarların taleplerine gereken ilgiyi gösteremedik mi, yoksa pazar arayışları yerine elimizdeki mevcut pazarlara yoğunlaşıp pay alma yarışına mı girdik, yoksa duygusal ve insancıl yönümüzün daima ağır bastığını kabullenmiş, kötü geçen sezon derslerinin tecrübelerini  çabuk unutmanın  sıkıntılarını mı   yaşayacağız.

Acil durum ve risk analizin ne olduğunu hala anlamam azlıktan mı geleceğiz. Şimdi sınava hazır mıyız hep beraber göreceğiz. Turizm de sorun ne aslında biliyor musunuz? Sorun herkesin her şeyi çok iyi biliyor olmasına rağmen, anlatımlarında seslerini kısık bırakması. Hani bozuk tv olur ya işte onun gibiyiz. Ses yok,  görüntü var, bazen de ses var görüntü yok. Maalesef  banane mi lazımcılık, dünyayı sen  mi kurtaracaksın be Sülo anlayışı hüküm sürmektedir.

Turizmin fedakarlığı külfetli, hizmeti zahmetli fakat yorgunluğu hafif bir meslek olduğu bilinciyle,  12 aya çıkmasını istediğimiz sezonun, devlet desteğini almış ve destinasyonu belirlenmiş   bölgelerle  çözüme  kavuşmasını  temenni  ederim.

GM Dergi’nin Diğer Haberlerini Okumak İçin Tıklayınız.

Yorumlar

Henüz hiç yorum yapılmamış.