Eski Radyolar Gibi, Çatıya Saklanmış İç Pazar

Güncel 12 Ocak, 09:36'de eklendi

Eski Radyolar Gibi, Çatıya Saklanmış İç Pazar

Değerli okurlar, bu yazımda sizlere son yirmi yıldır içinde bulunduğumuz özel bir durumu, bir metaforla anlatmaya çalışacağım.

70’li yıllarda ülkemize ilk müzik setleri gelmeye başladı. Bizim evimize de eski 40 yıllık radyomuzdan sonra gelen bu Made in West Germany misafiri hepimiz çok sevmiş ve hemen benimsemiştik.

Salonumuzun başköşesindeki yerini alırken, üzerine dantel örtüleri çoktan hazırlanmıştı.

Bu teknoloji harikası cihazın üç farklı özelliği vardı. Radyo, kasetçalar ve pikap.

Ne muhteşem bir cihaz değil mi? Üçü bir arada. Bu nedenle de müzik seti deniliyordu zaten.

Ne istersen ona göre bir fonksiyon.

Tabii ki eski radyolarımızın üzerindeki danteller henüz duruyordu ancak bir süre sonra artık antika kıvamına geldiler ve hiç birimiz eski radyolarımızı dinlemez olduk. Daha sonra da ya evin ücra bir köşesine kaldırıldılar ya da satıldılar.

Bu müzik setlerinin bir problemi vardı ve biz bunu sonradan öğrendik.

Dedim ya; 3’ü bir arada. Yani bu üç fonksiyondan biri arıza yaparsa, cihazın tamamı tamire gitmek zorundaydı.

Daha sonra katlı müzik setleri gelmeye başladı. Bunlar yine Made in West Germany olduğu gibi, Made in Japan olarak da hayatımıza girdiler.

Bunlarda, radyo, kasetçalar, pikap, anfi ve ekolayzer bulunuyordu.

5’i bir kasada olan bu yeni tiplerin 3’ü bir arada olanlardan farkı, bir fonksiyonu bozulduğunda, sadece o katını çıkarıp tamire gönderiyordunuz ve diğer fonksiyonlarını kullanmaya devam edebiliyordunuz.

Bir tek şartla; anfi bozulursa hiçbir fonksiyon çalışmazdı. Çalışsa da ses istenilen kalitede çıkmazdı.

Böyle bir durumda ne mi olurdu!!!

Tavan arasındaki kırk yıllık eski radyolar ortaya çıkar, düğmeleri çevrilir ve şöyle bir ses duyardınız.

“Burası Orta Dalga 428 m. 701 KHz’den yayın yapan İstanbul Radyosu.”

Şimdide yukarıdaki metaforların tanımlamalarını yapalım.

3’ü bir arada : Tek yetkili anlaşmalar. Arıza yaparsa, hiçbiri çalışmaz.

5’i bir kasada : Birçok pazarda ve operatörle çalışılması.

Anfi : BDT ve Alman pazarları. Bu pazarlarda bir sorun olursa, diğerleri size istenilen kaliteyi ve doygunluğu veremez ya da hiç çalışmaz.

Eski 40 yıllık radyo : İç Pazar. Hiç biri çalışmazsa, tavan arasından çıkarır, ne çalarsa onu dinlersiniz.

Son yirmi yıldır dönem dönem bu nakaratı dinleriz.

Bu yıl iç Pazar çok önemli. (Sadece bu yıl mı önemli?)

Bu yıl iç pazarı desteklemeliyiz. (Neden özellikle bu yıl?)

Bu yıl iç pazarda patlama bekliyoruz. (Neden özellikle bu yıl bekliyoruz?)

Aslında cevap basit. Önce doğru konuşalım.

Eğer iç Pazar için önemli mesajlar veriliyorsa bilin ki, müzik seti patlamış demektir.

Ve siz, eski 40 yıllık radyolar bilin ki, müzik setleri tamirden gelince siz yine tavan arasına çıkacaksınız.

Sonuç.

Eski 40 yıllık radyolarımızı tavan arasına kaldırmayalım.

Onları her zaman evimizin başköşesinde, yine dantelleri üzerinde ve çalışır vaziyette bulunduralım.

Akşam ajansını oradan dinleyerek geleneklerimizi yaşatalım.

Eski 40 yıllık radyolarımız da kendilerini yeni ve kaliteli kanallar, programlar ekleyerek güncellemeye devam etsinle.

Müzik setleri güzeldir ancak radyonun keyfi asla bitmez.

Yorumlar

Henüz hiç yorum yapılmamış.