Şahin: Turizmde Nasıl Bir Gelecek Bizi Bekliyor?

Güncel 28 Temmuz, 15:14'de eklendi

Commodore Elıte Suıtes &Spa Monachus Hotel & Spa  Genel Müdürü

Mustafa Şahin”Turizmde Nasıl Bir Gelecek  Bizi Bekliyor?”  başlıklı bir yazı kaleme aldı.

turizmde

Değişen dünya koşullarında değişimi görüp hayata geçirebilen ve geleceği yönetebilme vizyonu olan işletmelerin ön planda olduğu Turizm sektörü, gittikçe saldırgan ve keskin hâle gelen rekabete ayak uydurmak zorunda olan bir sektördür. Bu rekabetin en yoğun olduğu bölge de, kum-deniz-güneş, antik kentler, gastronomi gibi ortak özellikleri sunan Akdeniz çanağında yoğunlaşmaktadır.

 

Yurt dışında ülkemizi temsil eden birçok sanatçı, sporcu, modacı, diplomat, iş insanları, öğrenciler bulunmaktadır. Ayrıca ticari faaliyetler, fuar katılımları, kültür- sanat organizasyonları vb. etkinlikler yapılmakta, ödüller alınmaktadır. Uluslararası medya yansımasında bu etkinliklerin birçoğu yer almadığı gibi, ulusal medyada da

yeterince görülememektedir. Önce bizlerin ülkemizi temsil eden kişi ve kuruluşları takdir etmeyi, ödüllendirmeyi öğrenmemiz ve onları değerli hissettirmemiz gerekmektedir. Verilere göre televizyon dizilerimiz 140'tan fazla ülkeye ihraç edilmektedir. Ülkemize ilgiyi arttıran bu önemli konuda yapımcılarla birlikte hareket etmeli, verimi yükseltmek için stratejiler geliştirilmelidir.

 

TEHDİTLER

 

Ülkemizde turizmin Akdeniz, Ege ve Marmara bölgelerinde yoğunlaşması, diğer bölgelerdeki potansiyeli, ürün çeşitliliğini yeterince değerlendiremediğimiz gerçeğini ortaya koymaktadır. Akıllı Turizm politikaları çerçevesinde iyi planlanmış, başarıyla yönetilebilen “kümelendirme” projeleri; yerel değerlerin markalaşması ve hızlı ticari sonuca dönüşebilmesi için stratejik öneme sahiptir.

 

Ülkelerarası sınırlar çoktan aşılmıştır. Ülkelere erişimde, siyasi sebeplerin, yaptırımların, bahanelerin arkasına sığınılmamalıdır. İyi çalışılmış bir pazar araştırması sonrasında yapılacak doğru stratejiler ile ülke turizmini gayet başarılı tanıtabilir, inanılmaz sonuçlar elde edebiliriz.

Hedef pazar müşteri potansiyeline doğru tanıtım faaliyetlerini yapamayan işletmeler uluslararası faaliyetlerini sürdürebilmekte sıkıntı yaşamaktadırlar. Bunun aşılabilmesi için işletmelerin, ülke kültürü, davranış ve tercihleri hakkında bilgi sahibi olması, faaliyet gösterdiği ülkeyi yakından tanıyan yerel çalışanları istihdam etmesi, müşteri memnuniyetini artırıcı etkiler oluşturması gerekliliktir. Turizm sektöründe pazarlama,  yabancı kuruluşlara, mevcut personele ve kamu personeline bırakılmayacak kadar kritik ve çok önemli bir konudur. Dünya pazarında pastayı büyütmeye odaklanmak yerine nasıl “doldur-boşalt yaparız” üzerine odaklanan işletmeler, Türkiye’nin imajına  ve sektöre büyük zarar vermektedir. Beş yıldızlı tesislerde, üç yıldız konaklama fiyatına “her şey dâhil” sistemini uygulayan tesislerin kalite ve standartları her geçen gün düşmekte ve yüksek profilli müşteriyi hızla kaybetmektedir. Mevcut stratejinin hatalı olduğunu, turist sayısı arttıkça karlılığın düşmesinden ölçümlemek mümkündür.

 

TEKNOLOJİ

Turizm, adı üstünde hizmet sektörüdür. Dolayısıyla satın alma öncesi test etme, deneme şansı olamaz. Ancak çevrim-içi araştırma yoluyla edinilen bilgiler, deneyim paylaşımları, yorumlar, tavsiyeler ile satın alma noktasına gelinebilmektedir. Bu da dijital pazarlamanın, müşteri memnuniyetinin ne kadar önemli olduğunun  göstergesidir. Turizm temsilcilerinin; teknoloji ve pazarlama yatırımlarını daha da artırması, yaratıcı- yenilikçi düşünce yapısıyla kısa, orta ve uzun vade planlamalarını bütünlük içinde, sürdürülebilirlik ilkesiyle yapmaları gerekmektedir.  Turizm teşvikleri derken, bunları yalnız tesislere münhasır olarak görme

alışkanlığından çıkıp sektör üzerinde ciddi tekel oluşturmuş, vergi vermeyen uluslararası kartellere dönüşen, yabancı kökenli teknoloji şirketlerinden kopmadan aynı zamanda karşı tedbirler geliştirip yerel girişimcilere hem Devlet hem de Sektör olarak şans tanımalıyız.

ÖNERİLER

Daha çok gelir elde ederek pazar payımızı artırmak ancak, şu andakinden daha farklı düşünmek, yol haritamızı küresel rekabete ayak uydurabilecek şekilde oluşturmak ile mümkün olabilecektir.

Bu bağlamda katma değeri yüksek ürün ve hizmet üretimine yönel inmesi, şehir ve bölgelerimizin sahip oldukları değerlerin çeşitlendirilip yüksek gelir sağlayıcı nitelikli ürünler hâline dönüştürülerek yaratıcı yenilikçi stratejiler geliştirilmesi yönünde daha çok çaba sarf edilmesi gerekmektedir. Bu arada mevcut sorunlara hızla çözüm bulup, tehditleri fırsata dönüştürecek yöntemlerle rekabet gücümüzü en üst seviyeye çıkarmamız zorunluluktur.

Katma değeri daha yüksek turizm ürünü ortaya çıkarmak ve kaynakları etkin kullanabilmek için tüketicinin karar verirken neyi önemseyip neyi dikkate aldığını derinlemesine incelenmesi, çevreye duyarlı yönetim anlayışlarının geliştirilmesi önemlidir.

Daha kapsamlı ve planlı çalışmaların yapılması için yerel kurulların oluşturulması; geliştirme, ticarileştirme ve bölgesel iyileştirmelere yönelik girişimlerde bulunulması; tesisle sınırlı, yatak ve yemek üzerine kurulu hizmet anlayışından kurtulunması; turizm değerine dönüştürme ve denetim ağının etkinleştirilmesi sürecine fayda sağlayacaktır.

Hizmet sektörünün en önemli yatırımı İnsan kaynağına olmalıdır. Ancak en az önemsenen konunun insan kaynağı olduğu görülmektedir. İşletmeler hizmetleri üretirken kalitenin önemini göz önünde bulundurarak, ucuz iş gücü yaklaşımından uzaklaşıp, nitelikli, sektör deneyimi ve bilgisi olan personel seçmeli, geliştirici eğitimler

ile hizmet kalitesini standartlaştırmalı, sadakat oluşturabilmelidir.  Ülkemiz üzerindeki yaptırımların ve algı operasyonlarının etkisini en az seviyeye çekebilmek için yeni tanıtım ve iş modellerinin geliştirilmesi gereklidir. Sosyal medyanın gücü ile kültürel iletişim ve etkileşimin sınırlarını zorlayıcı stratejilerin geliştirilmesi, ülkeler arası yaşanan krizlerin sektöre yansımasını önemli ölçüde etkileyecektir.

İşletmeler, müşteri ihtiyaçlarını ve beklentilerini karşılarken kazanç elde etmenin yanında, sosyal sorumluluğa da önem vermelidir. Çevreye duyarlı uygulamalar geliştirilmeli, mevcutların iyileştirilmesi yönünde tespitlerin yapılarak, uygulamada sürdürülebilirliğin sağlanması hedef alınmalıdır.

SEKTÖRDE FARKLILIK

Günümüz de tercihler, modern ve konforlu tesislerin çok dışındadır. Güvenlik, hizmet

kalitesi, farklı deneyimler, sağlıklı yaşam tercihlere yön vermektedir. Çevreyi koruyan ve yerel halkın refahını gözeten, doğal alanlara duyarlı, eski sokakların, mahallelerin, metruk yerlerin renovasyonu ile yöresel değerlerin

bütünleştirilmesi korumacı turizmin, işletmelerin, ürünlerin, bölgede öne çıkan turizm kollarının marka bilinirliğini artırmak için etkili pazarlama stratejisinin geliştirilmesi, bölgesel kalkınma ve refah seviyesi için çok önemlidir. Doğal kaynakları bozmadan, mevcut dokuya uygun yapılara yönelmek, farklı deneyimler yaşatacak turizm ürünleri

ile bütünleştirmek, büyüyen pazardan yeterli payı almak için yoğunlaşması gereken önemli bir konudur çünkü ülkemiz her bölgesiyle az bulunur değerlere sahiptir.  Gastronomi ile ilgili dünyanın ilk beşi içindeki mutfağımızın tanıtımı için etkin yöntemler geliştirilmesi ve yerel yönetimlerle birlikte yapılacak çalışmalar ile birlik hareketinin oluşturulması sektörde çok ciddi bir pazar açacaktır.

 

SONUÇ OLARAK

Büyük ve güçlü markaların başarı hikâyelerine bakıldığında, doğru stratejilerle fark yaratarak rakiplerinin önüne geçtiği görülebilmektedir. İyi bir stratejiye sahip olmak; geleceği öngörebilmek, yönetebilmek demektir. Değişim baş döndürücü bir hızla devam ederken, bunu tam anlamıyla kavrayabilmek ve ayak uydurabilmek rekabetçi

ve yenilikçi yaklaşımlar gerektirmektedir. Doğru stratejiler ile imajımıza ve sektörün gelişimine katkı sağlayabilmeliyiz.

Ülkemiz için coğrafi konumunun avantajlarını ve özelliklerini tanıtmak, ticarileştirme konusunda yeterli gücü sağlamak önemlidir. Sadece konforlu tesisler yaparak turizmde devrim yapılamaz. Ancak mevcut değerleri iyileştirerek ve geliştirerek bu hayalin gerçeğe dönüştürülebilmesi mümkündür. Turizmin, siyasal, toplumsal, ekonomik ve çevresel birçok unsuru barındırdığının görülmesi sağlanmalı, toplum bilincine kalkınma ve refah seviyesinin yükselmesindeki önemi yerleştirilmelidir.

Önemli konuların başında gelen “güvenlik” için almamız gereken bir dizi önlem ve operasyon bulunmaktadır. Öncelikle psikolojik açıdan algılamayı etkileyen nedenlerin üzerine giderek, medya ve dijital dünya başta olmak üzere suiistimallere yönelik sıkı önlemlerin alınması, bu yönde denetimlerin artırılması sağlanmalıdır. Yaşanan tüm olumsuzluklar, gidilecek ülke, yer konusunda belirleyici olmaktadır. Türkiye turizmi, bireysel tavırlarla büyüyemez, gelişemez. Turizm birlik beraberlik ruhuyla tüm oyuncularıyla takım olmayı gerektirir. Türkiye turizminin hak ettiği seviyeye ulaşması için tüm oyuncular yap-bozun parçası olmalı ve üzerine düşeni en üst seviyede uygulamalıdır. Ayrıca katma değer yaratmaya uygun sektörlerle işbirliği yapılması, ülkemizin, şehirlerimizin tanıtımına, markalaşmasına büyük katkı sağlayacaktır.

Sağlıklı mutlu ve huzur dolu bayramlar dilerim.

 

 

Yorumlar

Henüz hiç yorum yapılmamış.