Selçuk Meral: “Big Fall”

Güncel 4 Nisan, 14:47'de eklendi

Selçuk Meral: “Big Fall”

 

GM Turizm ve Yönetim Dergisi İmtiyaz Sahibi ve Genel Yayın Yönetmeni Selçuk Meral, Covid-19 sürecinde turizm endüstrisi için alınan ekonomik önlemlere değindi. Meral, turizm endüstrisi paydaşları için hazırlanan önlem paketini son kararları ile  kendi perspektifinden değerlendirdi.

GM Turizm ve Yönetim Dergisi İmtiyaz Sahibi ve Genel Yayın Yönetmeni – Selçuk Meral

Sevgili Meslektaşlarım;

 

Covid-19 ‘a yakalanıp, sağlığına kavuşma mücadelesi verenlere, tez elden şifa ve ebedi hayata göçmek zorunda kalanlara Allah’tan rahmet diliyor, önemi bir kez daha anlaşılan ve son yıllarda gerekli saygıyı görmeyen sağlık çalışanlarına, bilim insanlarına çok teşekkür ediyorum. Dünya’nın tüm insanlarına, renklerine, dinlerine ve ekonomilerine, bulaşan virüs bildiğimiz hayatı durdurdu. Bu süreçte 7’den 70’e yüksek dozda maruz kaldığımız cov-19 bulaştığı hızda da markalaştı. Corona diye başlayan, coronavirus diye devam eden virüs son hükümde önce covid-19 sonra cov-19 markasına mutasyona uğradı. Salgının ilk şokunu atlatan sorumlu herkes, kapsama alanı ve imkanları dahilinde önlemlerini aldı veya almaya çalıştı. Bu arada belanın büyüklüğü herkesin üstüne düşeni yapma zorunluluğunun da neler olduğunu anlamamızı sağladı.( Sanırım )

 

En azından Dünya da kimin şimdiye kadar ne yaptığı, ne yapmadığı, ne işe yaradığı ve yaramadığı anlaşıldı. Gerek ulus devletlerin gerek politikalarının, gerek çeşitli örgütlenmelerin gerekse kişi ve kuruluşların pandemi ve kriz yönetimleri net biçimde ortaya çıktı.

Dünya da alınan önlemlerin, hareket hızının, söylemlerin ve söylenmeyenlerin standart olduğunu belirtirsem hata etmiş olmam diye düşünüyorum.  Ortalama imkanlara sahip olan herkes şu ana kadar yapılanları, alınan kararları rahatlıkla düşünebilirdi.

İnsan,ne kadar da iyi niyetli ve imkanlar dahilinde hareket ettiklerini bilse de makam, mevki, şöhret sahibi herkesten daha çok bekliyor.  Şartların zorlukları da bunu tetikliyor tabii. Ancak gerek Sayın Cumhurbaşkanımız gerekse Bakanımız çok daha iyisini yapabilecek güçte. Altını çizmeliyim ki bu millet bu sektör sizinle. Bu tespiti yaparak özveri ile ‘Turizm Endüstrisi’ için alınan kararlara bir göz atalım. Endüstri  diyorum aslı öyle ama siz dediğime bakmayın,  çünkü kurumsal ve özgül ağırlığı olarak kendimizin farkında olmadığımızı, sektörün hakkının verilemediği veya alınamadığı da bir kez daha ortaya çıktı. Bu yüzden İş bu yazıda ‘turizm endüstrisi’  farkındalık yaratmak ve durumumuzu anlatmak için  ‘turizm topluluğu’ olarak anılacaktır.

 

Çünkü

Önlem paketi turizm topluluğunun hücrelerine nüfus etmiyor. Kendisine güven hissi aşılamıyor.  Tedbirler 60’ a yakın sektörden beslenen turizm topluluğunun her bir bireyini korumuyor ve bunu da üzülerek belirtmeliyim ki hedeflemiyor. Bütünlük vurgusu ve muhteviyatı eksik maalesef. Biz bugüne birlikte geldik, birlikte devam edeceğiz ama lütfen birbirimizi ezmeden.

 

 

Neden:

 

  1. Finansman

 

Nakit ihtiyacının hat safhaya çıkacağı bir döneme girmek üzereyiz.Sistemin korunmasına yönelik nakit yaratılmalı.Atılan adımlardan Eximbank kredilerinden döviz getiren tur operatörleri faydalanabiliyor.

İç pazarın öneminin bir kez daha öne çıktığı bu dönemde iç pazar operatörleri ve acenteleri için de açılımlara ihtiyaç var.Evet bu noktada KGF ‘ler devreye girmekte ancak KGF kredileri kapanın elinde kaldığı için ve banka inisiyatifinde koşullar çerçevesinde değerlendirileceğinden ihtiyacı karşılar mı emin değilim.

 

Ayrıca acenteler ve oteller dışında var olan farklı büyüklükteki kobilere, hizmet üretenlere, konaklama sektörünün  mal ve hizmet üreten dinamiklerine, spesifik bir finansman desteği yok. Ama KGF ama farklı enstrümanlar için bankalar ile aralarında çözebiliyorlarsa çözecekler.

 

Aksi durumda çözülecekler.

 

 

  1. Çalışma Ödeneği

 

En başından söylemeliyim, son anda ‘ askıdaki ‘ personelin eklenmesi çok yerinde bir adım.Yine de bir aması var. En büyük aması şu; turizm topluluğunun kurumsallaşma gelişimi zayıf.İnişli çıkışlı talep karşısında, bir süreç yönetimi.Dar alanda kısa paslaşmalar konusunda uzmanlaşmak zorunda kalan turizm topluluğu, kurumsal planlama mertebesine hep yaklaşsa da buna erişemiyor. 2 – 3 sezonda bir krize maruz kalan bir iş kolunun askıdaki personelinin, genel kullandığı insan kaynağının yanında devede kulak kalacağı aşikar.

Ayrıca hangi doluluğa göre bir planlamaya gireceğini şu an somut verilerle söyleyebilecek kimse yok iken .Yine bakkal hesabı bir çalışma modeline mecbur bırakılmakta konaklama tesisleri. Askıdaki personelde konaklama tesislerinin inisiyatifine terk edilmekte ki onlar da mevcut şartların belirsizliği gereği ne kadar da herkesi korumak isteseler önce can sonra canan diyecekler. Ayrıca mevzuatı ile ilgili de eksiklikler mevcut,ama bunun hızlıca düzeltileceğini düşünüyorum.

 

Tabii bu sadece konaklama tesislerini ilgilendiren kısım.

 

Bakın yiyecek-içecek hizmetlerinde 2017 yılında 577 bin 11 olan çalışan sayısı, 2018 yılında yüzde 14,3 oranında artarak 659 bin 526’ya yükseldi. Konaklama sektöründe 2017’de 236 bin 373 olan çalışan sayısı, 2018 yılında yüzde 26,4 artışla 298 bin 798 oldu. Spor, eğlence, dinlenme faaliyetleri alanında 2017’de 42 bin 599 olan çalışan sayısı, 2018 de yüzde 18,1 artışla 50 bin 326’ya çıktı. Seyahat acenteleri ve tur operatörleri hizmetlerinde 2017 yılında 42 bin 971 olan istihdam, 2018 ‘de yüzde 14,9 oranındaki artışla 49 bin 367 oldu. Havayolunda 2017’de 23 bin 315 olan istihdam edilen kişi sayısı, 2018 yılında yüzde 10.1 artarak 25 bin 678’e yükseldi. 2018 yılında 1 Milyonu aşan turizm istihdamı 2019 yılında 1.2 milyona tahminimce çoktan ulaştı, sizce bu paket ile kaçı destek alabilecek ?

 

Örneğin Rehberler, Onlar Ne Yapacak ?

 

Personelin, çalışanın, hizmet üretenin askıda olmayanı daha büyük bir kitle. Demem o ki korumamız gereken turizm sektörünün yetişmiş insan kaynağı.O kadar değerliler ki, gururla telaffuz ettiğimiz istatistiklerin her birinde payları var. Belki bu rakamlarla ilgili demeç veren birçok kişiden bile fazla.

Şu topluluğun karınca gibi çalışkan üyelerinin her birine devletimiz sahip çıkabilmeli ,bir krizde de bu topluluğun bir üyesi olarak gurur duyabilmeliler, kaderlerine terk edilmemeliler. Yatırımcıların sırtına da yüklenerek sürdürülebilir bir süreç tesis edilemez.

 

  1. E / B Ödemelerinin İadesi

 

Konaklama tesisleri hali hazırda aldıkları ödemeleri % 0 faiz ile kullanabiliyorken iade için açılan kredi imkanı maalesef zorunlu kalınmadıkça kullanılmayacaktır.Pakete ilave edilen olumlu bu yeni karar maalesef hakkını bulamayacaktır.Çünkü takibi, yasal düzenlemesi ve zorunluluğu yok.Bu belirsizlikte kredi limitleri de kullanılmak istenmeyecektir.

Çeşitli sebep sonuç ilişkileri içerisinde bu imkan çalışmayacaktır, çalıştırılması tercih edilmeyecektir. Yarın birlikte iş üretmek zorunda olanlar ancak karşılıklı şartları ve hukukları düzeyinde çözüm üretecektir.

Amaç yasanın bunu düzenleyerek, kimsenin birbiriyle kötü olmadan hakkına hukukuna sahip çıkabilmesi olmalıdır.

 

  1. Kiralıklar, Hizmet Üreticileri ve Turizm esnafı

 

Geniş perspektifte, turizm ticaretini ilgilendiren tüm hizmet, araç, gereç, mekan , işletme , tesis, otel ile ilgili kiralama, satın alma ve kullanım bedelleri ile ilgili alan , sürdürebilirlik amaçlanarak düzenlenmelidir.  Taraflardan biri mağdur olmak zorunda değil, her ikisini de korumak mümkün.

Aksi halde Ticaretin var olan acımasız döngüsünde işletmeciler, hizmet üreticileri ve esnaf yok olur.  Acil düzenlemeye ihtiyaç olduğu kanısındayım

 

  1. Acente ve Operatörler

 

Acenteler ve operatörler bu krizde en çok mücadele etmek zorunda kalanlar gibi görünüyor.Herkes parasının, hakkının peşinde , bu doğal kabul edilebilinir, peki turizmin bu ana katalizatörlerinden olan acenteleri ve operatörleri  kim koruyacak ? Onlara karşı bir sorumluluğumuz yok mu ?

Altta kalanın canı çıksın mı?

 

 

  1. Turizm Profesyonelleri

 

Geçtiğimiz günlerde aramızdan ayrılıp ebediyete intikal eden Sevgili  Bekir Akkaş ağabeyimiz gibi her branşında ayrı neferleri olan, nice Bekirlerin yaşam kavgası verdiği turizm profesyonellerinin işleri devlet olarak güvence altına alınmalı. Dünyanın en iyilerinden olan turizm profesyonellerimizin iş devamlılığı garanti altına alınmalı.Mart ayından itibaren süratle profesyoneller,panik ile alınan kararlar neticesinde işten çıkarılmakta.

Otel işletmeleri, seyahat acenteleri, ve turizm kobi işletmeleri gerçekçi çeşitli teşvikler ile profesyonellerini koruyabilmeli. Profesyoneller kendilerini de koruyabilmeli.

Bugün git yarın gel ile bu uzman turizm ordusunu dağıtmanın devletimiz için yararı var mı ? Bakın bugün uzman sağlık ordusu ön cephede savaşıyor, yarın da turizm ordusu her zaman olduğu yine çarpışacak. İnanın Turizmci sadece işini yapan herhangi birisi değil, turizmci bugün alkışladığımız sağlık ordusu gibi, cephede savaşan asker gibi bu ülkenin yılmaz bekçileri, neferleri. Onları pamuklara sarıp korumalıyız ki düne kadar hep cephedelerdi, bakınız rahmetli Bekir Akkaş’ın profesyonel turizm hayatına.

 

  1. Sektör Bütünlüğü

 

Pakette turizm topluluğunu ilgilendiren önlemlerin çoğu büyük tur operatörleri ve resort otelciliğine yönelik. Eksiklikler malum. Küçükler ne yapsın ? Turizm sektörünün kobileri sektörün tamamlayıcılarıdır. Paketteki eksiklikler zorunlu sebeplere dayanıyor olabilir.İmkan ile ilgili olabilir. Ancak en önemli eksik, sektöre bütüncül yaklaşılmıyor olması. Bu süreç küçük olanın ezildiği bir dönem haline gelmemeli. Sayın Bakanımız gibi bir vizyonerin bu bakış açısına yakın zamanda eldeki imkanlar dahilinde ulaşması gerektiğine inanıyorum.

Turizm Topluluğunun ihtiyacı; toplam kalitenin korunmasına yönelik olarak düzenlemelerin yapılması. Otelinden acentesine, rehberinden transfermenine,  uçak şirketinden otobüscüsüne, yatırımcısından profesyoneline, alacaklısından borçlusuna kadar tüm sektörü ayakta tutacak özel bir düzenleme.

Tabii ki kolay değil ama mümkün.

Bence strateji dahilinde herkese dokunacak önlemler almak mümkün olmakla birlikte şart.  Başarırsak çok kısa bir sürede 6.’sı olduğumuz Dünya Turizm Liginin ilk 3’üne girebiliriz.

Bu illetle nasıl ki ulus ve sosyal devletin ve kamunun, ulusal bilimin, bilginin, ar-ge’nin önemi görüldüyse ; turizm topluluğu ulusal ve sosyal devlet içerisinde kendi endüstrisinin ulusal kurumsallığını, bütünlüğünü, toplam kalitesini korumalı, eksik olan kısmını kurmalıdır.

 

Ulusalcılık, ulusal ekonomi ve kalkınma, ancak milli sektörlerinin bütünlüğü ve toplam kalitesi ile gelişebilir.

 

Aksi halde bir fal bile kurtaramaz geleceği, durum net : “Big Fall!”

 

GM Dergisinin Diğer Haberleri İçin Tıklayınız!

 

Yorumlar

Henüz hiç yorum yapılmamış.