reklam
reklam
hava
DOLAR %
EURO %
GRAM ALTIN %
ÇEYREK A. %
BITCOIN %
reklam

Selçuk Meral : “Paket Açıldı Kapanmaz”

Son Güncelleme :

20 Mart 2020 - 14:00

Selçuk Meral : “Paket Açıldı Kapanmaz”

Selçuk Meral : “Paket Açıldı Kapanmaz”

GM Turizm ve Yönetim Dergisi İmtiyaz Sahibi ve Genel Yayın Yönetmeni Selçuk Meral koronavirüs için verilen ekonomik destek paketini değerlendirdi.

Selçuk Meral

GM Turizm & Yönetim Dergisi olarak ekonomik destek paketinden önce de sunmaya çalıştığımız katkılarımızı açıklamalar sonrasında da sunmaya devam etme amacıyla sizlerle paylaşmak istedim. Bildiğiniz gibi Sayın Cumhurbaşkanımız merakla beklenen ekonomik destek paketi, turizm sektörünün karşı karşıya kaldığı ve gün geçtikçe zorlaşan koşullarına çare üretmeye çalışsa da genel kanı beklentilerin uzağında kaldığı yönünde. Buradan yola çıkarak katkı olabilmesinin ışığında, yeniden ele alınmasının kamu yararına ve çok önemli olduğunu düşündüğüm konuları paylaşmak gerektiğini düşünüyorum.

Kaybedecek vaktimiz yok.

Acilen Havayolu Şirketleri Korunmalıdır

En acil destek çok sert ve aniden talep düşüşü yaşayan havayolu taşımacılığına verilmelidir.Uçak filolarını koruyabilirsek turizm ticaretini devam ettirebiliriz, aksi halde bir çıkış yolumuz kalmaz.

Yurt İçi Havayollarına Destek

 

Paket 3 ay Yurt içi havayollarının KDV oranını % 1’e indiriyor. Bu katkı sağlayacaktır tabi ki ancak Uluslararası uçuşlara katkısı olmayan bu maddeye dış hat uçuşlarına da bir destek ile kapsamı genişletilmeli.Eğer kapsama alınmazlarsa, telafi yüzdesi çok çok düşer.Uçak olmadan biz bize bile kalmalıyız.

 

Acilen Tur operatörleri ve acenteler korunmaya alınmalıdır

Bu krizde havayolu şirketleriyle birlikte en çok korunması gerekenler onlar. Türk turizminin bu akıncı beyleri boğdurulursa, kriz salgından sonra da devam eder, köklenir ve sarsılması güçleşecek olan bir zemine oturur. EB ödemeleri ve garanti anlaşmalarının çerçevesinde verilen taahhütlerin ve evrakların oteller ile anlaşmazlığa düşmeden, mağduriyet yaratmayacak bir düzenlemeye acil ihtiyaç var. Kapasite alımlarının karşılığında verilen çeklerin veya yapılan nakit ödemelerin, iadesi tur operatörleri ve acenteleri için yaşamsal önemde.

Sektör paydaşlarının değerlendirmelerinde tur operatörlerinin zorluklar karşısında yalnız bırakıldığı dile getiriliyor.. EB çekleri, garantili oda ve uçaklardan koltuk alan tur operatörleri, satışın olanaksız olduğu bu kriz da yükümlülüklerinin yerine getirmesinin imkan dahilinde olmadığını ifade ediyor.

Ekonomik destek paketinde  Türkiye’nin bacasız sanayisi olan  turizm sektörünün tüm yönleri ile ayrı bir pakette elen alınmasının zaruri olduğunu  belirten sektör paydaşları hayal kırıklığında. Kesilen çeklerin ve ön ödemelerin içinden çıkılmaz bir kriz yaratmak üzere olduğunu, alınamayan hizmetlerin faturaya dönüşmekte olduğunu ve asıl krizi yaratanın bu anlayış olduğunun altını çizen görüşler , tur operatörlerinin çok zor bir viraja  girdiği belirtiliyor.

 

Türk Tur Operatörlerinin Acil Desteğe İhtiyacı Var

 

Türk Turizminin gelişiminde anahtar rolü bulunan Türk orijinli tur operatörleri yıllardır verdikleri mücadelenin karşılığının bu olmaması gerektiği görüşünde birleşerek, Türk tur operatörlerinin bu krizde yolun sonuna sürüklenebileceğinden  endişe ediyor.

 

Paket yeterli mi ?

Birçok çalışan, profesyonel, yatırımcı, acente ve tur operatörü talep ve ihtiyaçlarının gerekli olduğu şekilde pakete yansıtılmadığı görüşünde. Önlem paketinin yetersiz olduğunu belirtenler, krizin daha da derinleşmesinden endişe ediyor. Almanya’daki ve Rusya’daki tur operatörlerinin durumunun da kritik olduğu ve tur operatörlüğünün çok ciddi bir zorlukla karşı karşıya kaldığı aşikar diyen ilgililer sezonun normalleşmesiyle bunun açıkça hissedileceğini belirtiyor.

 

Acilen Personel Ve Profesyoneller Korunmaya Alınmalıdır

Hali hazırda insan kaynakları alanında karşılaşılan zorlukları aşamamış iken, ilk refleks de bir personel kıyımına gitmek ve profesyonellerden vazgeçmek çok zarar verir.Bu doğrultuda personel ve profesyonellere öncelikle devlet sahip çıkmalıdır.İşletmenin kendi derdine düşmesi kuvvetle muhtemel, devlet çeşitli teşvik, hibe ve programlarla mutlaka devreye girmeli.Kimse kaderine terk edilmemeli. Yüce Türk Milleti bu zorluğu da atlatır ancak, devlet asla  milletini korumasız bırakmamalı. Varlık sebebi budur.Milletin de devletten başka sığınabileceği yoktur.Turizm çalışanı nasıl ki Turizm sektörü için bacasız sanayi diyoruz, aynı şekilde cephenin süngüsüz askerleridir. Kanının son damlasına kadar vatanperverdir. Hükümetimizin mutlaka bir çare bulacağına inanıyorum.

Kısmı çalışma ödeneği ve işsizlik destekleri pakette yer alsa da sürecin nasıl gelişeceği ve yaraya ilaç olup olamayacağından endişe duyan turizm personeli yaşamsal döngülerini karşılayamamakla karşı karşıya .İşletmelerin ilk reflekste kendilerinden vazgeçtiğini ve yalnız kaldıklarından, sosyal medyada şikayetçi olduklarını belirten binlerce turizm çalışanı süreçten çok kaygı duymakta. İnsan kaynağı konusunda hali hazırda zorlukları bulunan sektörün bu kopmaların kalıcı olması durumunda, nitelikli hizmet konusunda salgın sonrasında çok zorlanacağı net.

 

Acilen Yatırımcı Korunmaya Alınmalıdır

Tüm turizm sektörünün gelişimini, büyümesini ve sağlıklı işlemesini sağlayan elini taşın altından hiç çekmemiş olan, otel, operatör , acente, taşeron , hizmet üretici birimlerinin yatırımcılarına moral, motivasyon ve destek verilmeli. Sadece Otel Yatırımcısına değil tüm turizm paydaşları gözetilmeli ve korunmalı.

Son senelerde çok yük kaldırmış olan paydaşların her zamanki yardımlaşmaya devam etmesi gerektiği gibi, mutlaka Devlet baba kendilerine sahip çıkarak ticari yaşamlarına sağlıklı devam edebilmeleri için maddi destek vermeli.Burada kayda değer bir destek çıkmaması durumunda Türk turizminin en büyük değerlerinden olan bu cesur insanlar örselenir, yıpranır ve kaybedilir. Dünya da örneği olmayan girişimci ve yatırımcılarımızın acil ve köklü bir desteği sonuna kadar hak ediyorlar.

Nasıl?

  •  Hava yolu şirketlerine destekler en üst düzeyde ve en acilde sağlanmalı
  • Likidite sorununa karşı olabilecek en uygun şartlarda hatta faizsiz kredi sağlanmalı.
  • Performansa dayalı, en küçükten en büyük firmaya yönelik hibe kredi ve teşvik paketleri açılmalı.
  •  Personel için istihdam teşvik paketi açılmalı, salgın süresince ve sonrasında, bu 3, 6 ve 9 aylık 3 farklı kademede ele alınabilinir.
  •  Borçların yeniden yapılandırılabilmesi için fon sağlanmalı.
  • Devlete olan vergi borçlarının af edilmesi gerekli.
  • Pansuman ile değil kalıcı tedavi yöntemleri ile turizm ekonomisi batmaktan korunmalıdır.
  • Nakit akışı çözülmeli

 

KGF’den veya devlet kredilerinden acil destek paketleri çıkarılarak nakit akışı çözülerek hasar tespitine  göre destekler yönlendirilmeli diyen sektör oyuncuları , zamanın daraldığını söylemekte. Aksi halde turizm yatırımlarımızın yok pahasına elimizden uçup gidebileceği konuşulmakta.

 

Vergi istisnaları getirilmeli

İhtiyaç içindeki bütün sektör ve işletmelere vergi, SGK prim ödemelerinde desteklerin de sağlanması gereklidir. Turizmin ve turizme bağlı hizmet, ticaret ve sanayi sektörlerinin desteklenmesi turizm bölgeleri için hayati önem taşımaktadır

Seyahat iptaline operatör, acente, otel, tüketici perspektifinde ayrı ayrı kendilerini koruyabilmeleri için sigorta şartları geliştirilerek koruma kalkanları oluşturulmalı. Verilemeyen hizmetler karşısında verilen çekler ve  yapılan ödemeler için müşterinin, operatörün, acentenin yaşamsal döngüsü dikkate alınmalı ve kendileri korunmalıdır.

Acilen İmaj Korunmaya Alınmalıdır

Panikten sıyrılıp piyasalara acilen güvenilir mesajlar verilmeli.Türkiye’ye ve tatil bölgelerimize olan güveni artırmaya yönelik imaj çalışmaları acilen yapılmalıdır. Mayıs ayına kadar en iyi şekilde tüm kaynak pazarlarla sürekli etkileşim halinde olunmalıdır

Kriz Sonrası Toparlanmanın Hızlanması İçin Marka Teşvik Programı Oluşturulmalı

Ayrıca belirtmek isterim ki önümüzdeki kısa sürede alınacak önlemlerle yaz sezonunun kazanılması yerinde bir stratejidir.Kuşkusuz bu mücadele topyekün bir mücadeleyi, işbirliğini ve dayanışmayı şart koşmakta.Altta kalanın canı çıksın kolaycılığı ve hafifliği, kimsenin kalmamasına sebep verir ki Allah muhafaza.Bu Türkiye’nin içinde bulunduğu ekonomik savaşın da kaybedilmesine sebebiyet verir.

Önlemlerimizle hem içeriye hem dışarıya güven yaratmalıyız.Bunun da ilk şartı iç cepheyi sağlamlaştırmak olacaktır.Değerlerimize sahip çıkar ve korursak Mayıs ayından itibaren yoğun bir talep ile karşılaşabileceğimize ve bu savaşı bir kez daha kazanabileceğimize inanıyorum.

Bu Kriz De Bir Fırsattır

2019 da  Almanların yaklaşık 11 Milyonu İspanya’ya, 5 Milyonu aşkını  Fransa’ya, 8’e  yakını İtalya’ya, 7’si Avusturya’ya, 3’ü  Yunanistan’a, 2 ‘si Kuzey Afrika’ya, neredeyse 5’i Hollanda’ya, 4’ü İskandinav ülkelerine ve 4.5 Milyonu ise Türkiye’ye tatile gitti. Normal şartlarda da kaynaklara göre tatilcilerinin yüzde 24’ü uzakdoğuyu tatil için tercih etmekte.

Her şey normalleşirse, bu sayıların 2020 de ilk tercihi Türkiye olabilir.Düşünürseniz asla Türkiye diyenler için bile Türkiye ilk alternatif olabilir, sağlıklı kalabilirsek. Sağlıklı insanlar, sağlıklı tesisiler, sağlıklı iş gücü, sağlıklı imaj ile ev ödevimizi doğru yaparsak, başarabiliriz.

Krizin hafiflemesiyle  ki bunun çok yakında olacağına inanmak istiyorum, turizm ürünlerinin, bileşenlerinin, ürün ve  hizmet sağlayıcılarının, pazarlama ve ürün geliştirmesi için bütçelerinin artırması gerektiğini sanırım söylemeye gerek yok. Eskisinden de iyi olabiliriz, bu sürecin sonunda.

Paket Açıldı, biraz daha içi dolmalı.

Sayın Cumhurbaşkanımızın ve hükümetin bu ekonomik destek paketi önlemlerini hali hazırda zor koşullarda aldığı tabi ki biliniyor ancak içi daha dolu hale gelmez ise ülke olarak şartlarımızın daha da kötüleşme riski büyük

Uzun lafın kısası maç kesinlikle tekrar başlayacak, takımı dağıtan veya antrenmansız kalan ve maç eksikliği tuzağına düşen fark yer.

Demedi demeyin.

 

GM Dergi’nin Diğer Haberlerini Okumak İçin Tıklayınız!

 

 

 

 

 

 

 

 

YORUM ALANI

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.