ÇALIŞANLARINIZ KURUMUNUZA SADIK MI?

Bir kurumun varlık nedeni, müşteri ve tedarikçilerle geliştirdiği ilişkinin kendisine sağladığı geleceğe güvenle bakabilme duygusudur.

KURUMSAL SADAKAT -1

Ancak bir kurumda en az müşteriler ve tedarikciler kadar önem taşıyan diğer bir kesim ise kurum çalışanlarıdır. Çünkü müşteri, tedarikçi-kurum ilişkisinde, ilişkinin kurum tarafını, “çalışanlar” oluşturur ve soyut bir kavram olan kurumun esas canlı, aktif, ilişkiyi yaratan, ilişkiyi ayakta tutan, geliştiren ve duygusal bağlılığa dönüştüren yanını çalışanlar temsil etmektedir.

Dolayısıyla sadakat ilişkisel bir olgu olduğuna göre, sadakat ilişkisinin bir tarafında müşteriler ve tedarikçiler bulunurken, diğer tarafında işletme ve işletmenin görünen esas canlı yüzü olan çalışanları bulunmaktadır.

Kurumda, iletişimi, etkileşimi, diyalogu, içtenliği, dostluğu, empatiyi, doğru hizmeti sağlayan ve müşteriler, tedarikçiler ile her an yüz yüze gelenler işletme çalışanlarıdır. Çalışanlar, kurumun görünen yüzü, vitrini, imajı ve doğrudan olumlu etki ve izlenimi bırakacak olan yegane unsurdur. Bu nedenle, müşterilerin, tedarikçilerin tatmini, memnuniyeti ve sadakatleri, çalışanların memnuniyetinden, tatminlerinden ve sadakatlerinden geçmektedir.

Ancak bu coşku ve mutluluk, işine, görevine ve kurumuna yürekten bağlılığı, üstün hizmet aşkı, çalışanların tutum ve davranışlarına, müşteriler, tedarikçiler ile olan ilişkiye yansıdığı takdirde, müşteriler, tedarikçiler de söz konusu kurum ile alışveriş yapmanın kendileri için doğru bir seçim olduğu duygusunu yaşayacak ve yeniden tercihlerinde etkili olacaktır.

Müşteri ve tedarikçi sadakatinin sağlanmasını, arttırılmasını ciddi bir strateji edinen işletmelerin, müşterilerine, tedarikçilerine kendileri için değerli ve önemli olduklarını hissettirmeleri, onları memnun ve tatmin etmeyi önemsediklerini göstermeleri kritik önemdedir. Bunu yapacak olanlar ise işletme çalışanlarıdır. Müşterilerin, tedarikçilerin bir kurum hakkında edindikleri ilk etki, ilk izlenim ve algıladıkları imaj büyük önem taşır. İnsanlar gördüklerine inanırlar, işletmenin tüm çalışanları yapılan işten sorumludur ve hepsi mesleklerinin ya da işletmelerinin temsilcileri olarak, temsil ettiklerinin bilincinde olarak davranmak durumundadırlar.

Kurum çalışanlarının görünüşleri, konuşma tarzları, mimikleri, beden dilleri, tavır ve davranışları neler yapılabileceğinin dış göstergeleridir ve iş yaşamında, işletme

ortamında önemli olan ve ilk göze çarpan, ilk görünüş ile ilk izlenimdir, izlenim etkisini ilişki boyunca göstermektedir.

Kurum imajı, kurumun ürün ve hizmetlerinin pazarlanmasında, hedef kitleler tarafından kabul görmesinde, faaliyette bulunulan pazarda iyi bir şekilde tanınmasında, uzun ömürlü olmasında, pazar payının arttırılmasında, müşteri ve tedarikçi ile işletme arasında bir sadakat ilişkisi oluşturulmasında önemli bir yere sahiptir.

Çalışanlar da tıpkı müşteriler, tedarikçiler gibi kurum paydaşlarından biridir, bu nedenle de çalışanların memnuniyetlerinin de göz ardı edilmemesi gerekir, çalışanların memnun olmadığı bir yerde müşterilerin, tedarikçilerin memnun olamayacağı ve müşteriyi, tedarikçiyi memnun etmenin mümkün olamayacağının bilinmesi gerekir.

Müşteri, tedarikçi sadakati satın alınmaz kazanılır ve bu da çalışanlar ile mümkündür. Sadakat başta kurumun liderleri,  sonra tüm çalışanlarının bu ilkeleri ödünsüz olarak uygulamasıyla kazanılır.

Kurum çalışanlarının bağlılığını sağlamaksızın ve geliştirmeksizin, yüzeysel bir iyileştirmenin ötesinde bir ilerleme sağlanamaz. Sadık müşteriler, sadık tedarikçiler ve sadık çalışanlar bir kurumun en değerli varlıklarıdır, onların bütünleşik bilgi ve deneyimleri firmanın entelektüel sermayesini oluşturmaktadır.

Çalışanların bağlılığı ile müşteri, tedarikçi sadakati arasında bir sebepetki (sonuç) ilişkisinin olduğu belirlenmiş-tir, sadık bir çalışan tabanı olmaksızın, sadık bir müşteri, tedarikçi tabanının oluşturulması ve sürdürülmesi mümkün değildir.

Çalışanlar bir kurumda ne kadar uzun süre çalışırlar ise, yaptıkları işi o kadar iyi öğrenir ve doğru biçimde yerine getirirler, dolayısıyla, deneyimli personel, işlerini,

müşterilerini, tedarikçilerini daha iyi tanımakta, ne istediklerini, nasıl istediklerini geliştirilen etkileşim ve diyalog sayesinde daha iyi bilmektedirler.

Sadakat yaratmak için etkileşim içinde olunan herkesi, tedarikçileri, çalışanları, dağıtım kanallarını ve müşterileri iyi anlamak onların konuları açık ve verilere dayalı olarak paylaşmasını teşvik etmek gerekir. Bu paylaşım verilmesi hedeflenen mesajların da net ve tutarlı bir şekilde sunulması güveni ve sadakati artıran bir unsurdur.

KAYNAK: http://www.mithatsamsama.com/?p=434

Yorumlar

Henüz hiç yorum yapılmamış.