Stajyer Mi? Servis Elemanı Mı?

Sektörel Haberler 22 Ağustos, 17:01'de eklendi

Balıkesir Üniversitesi Burhaniye Meslek Yüksekokulu Müdürü Prof. Dr. Mehmet Oğuzhan İlban ; “Stajyer Mi? Servis Elemanı Mı? Başlıklı yazısında sektörün önemli aktörleri olan stajyerleri kaleme aldı…Mehmet Oguzhan ilban

Balıkesir Üniversitesi Burhaniye Meslek Yüksekokulu Müdürü Prof. Dr. Mehmet Oğuzhan İlban

İnsanoğlunun varoluşundan günümüze kadar hayatın her sürecinde gerek aile, eş, dost ve akrabaları tarafından gerekse kitle iletişim araçları vasıtasıyla içinde yer aldığı sürekliliği olan olgu eğitimdir. Toplum yaşayışında yer edinmek için edinilen bilgi, beceri ve anlayışlar olarak ifade edilen eğitim,  bireylerin toplumun standartlarını, inançlarını ve yaşama yollarını kazanmasında etkili olan tüm sosyal süreç olarak da ifade edilebilmektedir. Genel bir deyişle istenilen davranışı geliştirme süreci olarak tanımlayabileceğimiz eğitim, insanın var oluşundan günümüze kadar geçirdiği informal öğrenme süreçlerini kapsayabileceği gibi amaç ve kuralları önceden belirlenerek planlı ve programlı olarak yürütülen, eğitimin kurumsallaştırılmış, bireyde davranış değişikliği meydana getirmek üzere bilinçli, planlı, kontrollü ve kasıtlı bir biçimde öğretim ortamı düzenlenerek, profesyonel kişiler tarafından verilen ve varılmak istenen hedeflerin önceden belli olduğu formal süreçleri de içerisinde barındırmaktadır.

Nitelikli iş gücü İhtiyacı ve Stajyerler

Formal eğitimlerin içerisinde teori boyutunda verilen eğitimler olduğu gibi uygulamalı eğitimlerde yer almaktadır. Günümüzde müşteri ihtiyaç ve isteklerindeki değişimlerle beraber teorik eğitimin yanında verilen uygulamalı eğitimde, sektörlerin en çok ihtiyaç duyduğu kalifiye personel bulma zorluğunu ortadan kaldıran önemli uygulamalardan biridir. Eğitim kurumlarında verilen uygulamalı eğitimin yanında ise bu eğitimleri pekiştiren ve öğrencileri sektöre adapte etmek ve ihtiyaçlarını belirleyen kurumların kalifiye personel istihdam etme sorunlarını ortadan kaldırabilecek en temel uygulama ise staj uygulamalarıdır.  Stajyer olarak tanımlanan öğrenciler, bu uygulama ile eğitim gördükleri okulda kazandıkları teorik bilgileri uygulama fırsatı bulmakta ve ilgili sektörle tanışıp mezun olduklarında sektörde kalıp kalmama konusunda kararlarını verebilmektedir. Dolayısıyla hem kişi kendine uygun sektörü seçebilmekte hem de kurumlar nitelikli iş gücünü bulmakta zorlanmamaktadır.

Her sektör nitelikli iş gücüne ihtiyaç duymaktadır. Ancak sıcak çalışma ortamının içerisinde, sorunlara hızla çözüm üretmesi gereken hizmet sektörü müşteri memnuniyeti baz alındığında, nitelikli iş gücüne daha çok ihtiyaç duymaktadır. Hizmet sektörünün önemli kollarından biri olan turizm sektörü de nitelikli iş gücüne ihtiyaç duyan ve staj uygulamaları ile bu sorunu ortadan kaldırmayı hedefleyebilecek bir sektör konumundadır. Ancak staj uygulamalarında da bilhassa turizm sektöründe gerek staj eğitimi gören öğrenciler, gerek eğitim veren kurumlar gerekse de turizm işletmeleri açısından bir takım sorunlar ortaya çıkmaktadır.

Türkiye’de turizme olan ilgi artışına paralel olarak turizm alanına yapılan yatırımlarda ve bu yatırımlara bağlı olarak konaklama işletmesi sayılarında da önemli bir artış görülmektedir. 2019 yılı verilerine göre bakanlık belgeli toplam 4988 konaklama işletmesi, belediye belgeli ise toplam 7685 konaklama işletmesi bulunmaktadır. Konaklama işletmelerinde meydana gelen bu artış beraberinde işgücü ihtiyacını ortaya çıkarmakta ve özellikle turizm sektörüne giren her şey dâhil sistemle birlikte, stajyer öğrenciye duyulan ilgi günden güne artış göstermektedir. Bunun temel sebebi öğrencilerin ucuz iş gücü olarak değerlendirilmesidir. Ancak öğrenciler, öğrenme içgüdüsü ile gittikleri işletmelerde, her hangi bir öğrenme ve adaptasyon süreci olmadan, işletme çalışanları ile aynı işi yapmaya başlamaktadır. Bu durumda öğrenciler açısından hem ucuz iş gücü olarak görülme kaygısı hem de sektöre olan olumsuz bakış açısını meydana getirmektedir. Oteller stajyer alımını %90 Yiyecek İçecek Bölümü, geri kalan %10’luk dilimde Kat Hizmetleri departmanı ve diğer departmanlar şeklinde kullanmaktadır. Departmanlar arası homojen dağılımın sağlanması, stajyer çalıştırma şartlarının düzeltilmesi ve stajyer ücretlerinin revize edilerek öğrencilerin sektörden memnun ayrılmaları muhakkak sağlanmalıdır.

Türkiye’de turizm sektöründe meydana gelen gelişmelere bağlı olarak bu sektörde çalışmak isteyen bireyler turizm eğitimi almaktadırlar. 2018-2019 eğitim öğretim dönemine baktığımızda 30.669 lisans, 17.442 önlisans öğrencisi turizm alanında eğitim almaktadır. Eğitim alan bu öğrencilerin sektöre hızlı bir şekilde adapte olabilmeleri için, eğitim dönemlerinde staj yapma zorunlulukları bulunmaktadır. Bu durum da turizm eğitimi alan öğrencilerin staj yeri bulma sorunlarını ortaya çıkarmaktadır.

İŞKUR tarafından gerçekleştirilen işbaşı eğitim sayesinde öğrenciler tarafından işletmenin bulunması ve işletme yetkilileri ile birlikte İŞKUR’a gidip başvuru yapmaları sonucunda staj yapma olanağı bulabilmektedirler. Bu tür programların gerçekleştirilmesi iş bulma sorunlarının gelecekte giderilmesi açısından umut vaat etmektedir.  Ancak işbaşı eğitim programı öğrencinin staj etkinliğini yerine getirmesi açısından birtakım zorlukları bünyesinde barındırmaktadır. Örneğin işbaşı eğitim programı ile işe başlayan bir çalışanın işbaşı eğitim süreci bittikten sonra aynı işletmede normal çalışan olarak işe alınma zorunluluğu bulunmaktadır.

Bu zorunluluktan dolayı işletmeler öğrencilerin işbaşı eğitim ile staj yapma taleplerini geri çevirmekte ve bu program doğrultusunda staj yaptırmamaktadırlar. Çünkü öğrencinin stajı tamamladıktan sonra eğitim hayatına tekrar dönmesi gerekmektedir ve bu durumda işletmenin öğrenciyi işbaşı eğitim programından sonra işe almasını zorlaştırmaktadır. Tüm bu zorluklar doğrultusunda birçok yüksekokul ve meslek yüksekokullarında zorunlu staj kaldırılmakta ve bu durumda öğrencinin iş hayatına adaptasyonunda sorunlar ortaya çıkarmaktadır. Bu nedenle özellikle turizm sektörü gibi staj faaliyetlerinin zorunlu tutulduğu bölümler için ya var olan programlar geliştirilmeli ya da benzer programlar oluşturularak bu soruna çözüm yolları üretilmelidir.

Turizm sektöründe en temel sorunlardan birisi de stajyerlerin konaklama ve yeme içme sorunlarıdır. Ne yazık ki çoğu işletme personelinin konaklayacağı lojmanlara gerekli önemi vermemektedir. Odaların taşıma kapasitesinden fazla çalışanın aynı odada konaklamak zorunda kalması, yemek saatlerinin düzensiz olması staj döneminde yaşanan problemlerdendir. Bununla birlikte stajyerler, eğitim aldıkları kurumlarda belli bölümler seçmektedir. Bu bölümlerin dışında işletme ihtiyaçlarına uygun olarak staj eğitimi alan öğrencilerde yine memnuniyetsizlik yaşamaktadır.

Bunun sonucunda stajlar ile ilgili denetlemelerin yapılamadığı yükseköğretim kurumlarında öğrenciler naylon staj olarak adlandırdıkları yollara da daha fazla başvurmaya başlamaktadırlar. Unutulmamalıdır ki stajyerler gelecekte potansiyel yönetici olacak adaylardır. Turizm eğitiminin akademik safhasını almış öğrencilerin, staj uygulamalarında bir eğitim programına tabi olacak şekilde düzenlenmelidir. Öğrencilerin turizm sektöründe gerekli olan pratik eğitimin yanında yönetici asistanlıkları, büro yönetimleri gibi alanlarda da staj yapmaları gerekmektedir. Bu durum geleceğin profesyonel yöneticilerini ortaya çıkarmakta önemli bir adım olacaktır.

Üzerine çok fazla yük düşen bir diğer kurum da turizm eğitimi veren kurumlardadır. Şu anda varlığı tartışılan ancak aslında sektörün yapı taşı olan bu kurumlarımızın da kendine çeki düzen vermesi ve günün koşullarına uygun eğitim metotlarını kullanması artık bir zorunluluk haline gelmiştir. Şu anda başarılı bir şekilde Milli Eğitim Bakanlığı Kurumlarıyla uygulanan pilot çalışmaların Yükseköğretim Kurumlarında var olan ve sektörde söz sahibi okullarında da uygulanmasında fayda vardır. 207 üniversitemizin neredeyse tamamında lisans ya da önlisans düzeyinde turizm eğitiminin verildiği düşünülecek olursa muhakkak ki bu potansiyelin ülke turizminin yararlanabileceği şekilde yönlendirilmesi şarttır, elzemdir, önemlidir.

Turizm eğitimini sektör – akademi iş birliği ile götürmek günümüz turizm sektöründe en başarılı olan İsviçre, Yeni Zellanda, Hollanda gibi ülkeler ile yarışabilmekte önemli katkılar sağlayacaktır. Tesisler yıllık stajyer ihtiyaçlarını belirleyip eğitim kurumlarıyla istişarelerini yaptıktan sonra Kültür ve Turizm Bakanlığınca oluşturulacak  staj kurullarına onaylatıp, denetimlerin bu kurullar aracılığıyla yapıldığı ve işletmelerden gelen talepler doğrultusunda homojen dağılımın oluşturulduğu, hayal ettiğimiz daha ciddiye alınan staj uygulamalarının hayata geçirilmesi gerekmektedir.

Bir stajyer, iyi bir konaklama, iyi bir yeme içme imkanı, sosyal haklarının tamamen verildiği ve yaptığı işin karşılığında alacağı iyi bir ücret ister. Bizler turizm sektöründe o çemberden geçmiş kimseler olarak, ya sektöre sosyal hakların, lojmanların v.s. ne denli önemli olduğu ve stajın bir öğrenme aşaması olduğunu anlatmalı ya da turizm sektörünün geleceğine, olumsuz düşünceli yeni yöneticiler yetiştirmeye devam etmeliyiz (!)

Yorumlar

Henüz hiç yorum yapılmamış.