İTALYAN ŞEF CHİARİNİ: ” TÜRK MUTFAĞININ PARLAMA VAKTİ GELDİ “

Sektörel Haberler, slide, Turizm Röportajları 29 Eylül, 11:08'de eklendi

 

Papillon Zeugma Relaxury, Dünyaca ünlü Celebrity Chef Gianfranco Chiarini ile 01-08 Ağustos tarihleri arasında özel bir gastronomi haftası düzenledi. Etkinlik kapsamında otelin şefleri ile bir araya gelen Chiarini, bir hafta süresince canlı mutfak aktiviteleri ve akşam yemek sunumları gerçekleştirdi. Biz De GM turizm ve Yönetim Dergisi olarak Dünyaca ünlü Celebrity Chef Gianfranco Chiarini ile Türk Mutfağını ve Türk şefleri değerlendirme fırsatı bulduk.

şef - papillon (3)

GM ÖZEL HABER-

HAZIRLAYAN SABRİYE ÇAY- ÇEVİRİ: BİHTER NALBANT

 

We would appreciate if you can tell about yourself briefly:

Kendinizden kısaca bahsederseniz memnun oluruz:

Well, I am the kind of Chef that knew since I was a little child that I would be a Chef. Grew up in a multicultural family (Italian-Colombian). Both cultures have a very complex and well entered sense of culinary and have an extreme demand for taste and flavors. It was obvious that growing up in a multicultural environment my culinary skills will develop quickly.

şef - papillon (13)

Ben küçüklüğümden beri şef olacağını bilen bir şeftim. İtalyan ve Kolombiyalı olan  çok kültürlü bir ailede büyüdüm. Her iki kültürün de oldukça zengin,  aşçılık duygusu iyi gelişmiş  ve lezzetlere aşırı ilgisi var. Bu çok kültürlü ortamda büyüdüğüm için aşçılık becerilerimi hızlı geliştireceğim belliydi.

That’s why that already at the age of 15 started studying culinary and working in the lowest positions of the kitchen to learn my way up to the higher positions in the kitchen food chain. It wasn’t easy…I worked the first seven years of my life for free (no pay). I worked and average of 18 hours a day and no days off, no weekends, no vacation. I had in my pocket only passion and  the will for sacrifice to offer and in return I will gain experience, knowledge, techniques and reputable appreciation. It wasn’t easy, but if I could…I would do it all over again.

 

Bu yüzden henüz 15 yaşındayken aşçılık okumaya başladım ve en düşük pozisyonlarda çalışarak mutfak gıda zincirinde nasıl daha üst pozisyonlara gelebileceğimi öğrendim. Kolay olmadı… hayatımın 7 yılını ücretsiz çalışarak geçirdim. Günde ortalama 18 saat çalışıyordum, izin günüm yoktu, hafta sonu yoktu, gezme yoktu.  Cebimde sunabileceğim sadece tutku ve irade vardı ve karşılığında deneyim, bilgi, teknik ve saygın takdir kazanacaktım. Kolay değildi, ancak yapabilirsem… tekrar tekrar yapacaktım.

Later on thanks to my hard work and the satisfied trust of my bosses, they helped me to enter in the Michelin Restaurant bloodstream and once again starting from the bottom and buying my way up through hard work, discipline and sacrifice.

Sonra sıkı çalışmam ve patronlarımın bana duyduğu güven sayesinde patronlarımın yardımıyla Michelin Restaurant  bünyesine girdim ve  bir kez daha alttan başladım, çalışkanlığım, disiplinim ve  fedakarlığımla yükseldim.

Finally one day my chance came along to be the Sous-Chef of a Michelin Star restaurant in Germany and from there I entered the bloodstream of hotels in the Middle East (Kuwait, Dubai, Qatar, Oman and Bahrain). Making TV shows and becoming celebrity chef for Al Jazeera.

Sonunda bir gün  şansım döndü.  Almanya Michelin Star restoranda aşçı yardımcısı  oldum ve  buradan sonra Ortadoğu otellerinin bünyesine girdim. ( Kuveyt, Dubai, Katar, Umman ve Bahreyn) .  Ünlü bir şef olarak Al Jazerra’da  TV programları  yaptım.

 

 

 

şef - papillon (2)

Soon I started to become a component of task forces for hotel openings and start up restaurants. Finally I was hired back in Germany by a Food Ingredients Company and I became a Food Engineer, developing new and exciting food concepts for supermarkets and retailers all over Europe and then 6 years ago I realize I could become my own boss and I founded Chiarini Culinary Consultants.

Çok geçmeden restoranlarda, otel açılışlarında özel olarak çalışan ekibin bir parçası oldum. Sonunda tüm Avrupa’daki Süper marketler ve perakendecilere yeni ve heyecan verici yiyecekler geliştirmek için Almanya’ya Gıda Katkı Maddeleri Şirketi’ne Gıda  Mühendisi olarak  geri döndüm ve 6 yıl  sonra kendi işimin sahibi  olabileceğimi farkettim, Chiarini  Mutfak Danışmanlığı’nı kurdum.

After 6 years, 6 books, over 308 food concepts in the market, 205 restaurant openings, 14.000 chefs trained in all continents and almost half a million fans from all over the world; we have become one of the biggest Culinary Consultancy names in Europe, Middle East and the Americas and definitely a reference of excellence, commitment and results to all our customers. Business is growing for us.

6 yıl, 6 kitap, piyasada 308’i aşan yemek konsepti, 205 restoran açılışı, tüm dünyada hemen hemen yarım milyon hayranı olan dünyanın farklı yerlerinden eğitimli 14.000 aşçı ile Avrupa, Ortadoğu, Amerika’da müşterilerimizin bağlılığı ile sonuçlanan, kesinlikle mükemmelliğin referansı, en büyük Mutfak Danışmanlık isimlerinden biri haline geldik. Bizim için işimiz büyümeye devam ediyor.

It has been a crazy ride, with a lot of sacrifices, but all together with my wife Chef. Anna Chiarini (Business Partner/Wife) we have had lots of satisfaction and we love what we do.

Şef eşimle birlikte birçok fedakârlıkta bulunduğumuz, çılgın bir yolculuk bu. Anna Chiarini , iş ortağım ve eşim,  birlikte pek çok fedakarlıkta bulunduk, yaptığımız işi seviyoruz.

As a Celebrity chef, wahat dou think about Turkish cuisine? (

Ünlü bir şef olarak, Türk mutfağını nasıl buldunuz? 

Amazing!!! I think that Turkish cuisine has not have the recognition it deserves and most people thinks Turkish cuisine is only Dönner and this is a wrong concept. Just like years ago people used to think that Italian cuisine was Pizza and Pasta only.

İnanılmaz !!! Türk mutfağının hak ettiği kadar iyi tanınmadığını düşünüyorum. Bir çok insan Türk mutfağını dönerden ibaret sanıyor, bu yanlış bir görüş. Yıllar önce insanların İtalyan mutfağını Pizza ve makarnadan oluştuğunu zannetmeleri gibi bir şey.

That’s why me and my team we are investing efforts and time in Turkey to investigate the origins, ingredients, diversity, cultural variety and dishes in order to make with the assistance of Turkish chefs, a five book collection which will embrace the best of this amazing culture and recreate such beauties with a particular modern presentation and make Turkish cuisine known and popular all over the world. We hope to find the support and sponsorship of Turkish businesses in this investigation process where Turkish cuisine, Turkish chefs and everyone else will benefit of this exposure and we think the world as well deserves to know and understand what Turkish cuisine indeed is.

Bu yüzden ben ve ekibim Türk şefler yardımıyla kökenleri, malzemeleri, çeşitliliği, kültürel çeşitliliği ve yemekleri araştırmak, Türk yemeklerini tüm dünyada daha tanınır olması, bu şaşırtıcı kültürü en iyi  kapsayan ve belirli bir  modern sunum ile bu tür güzellikleri yeniden yaratan 5 kitap koleksiyonu yapmak için Türkiye’de zaman ve çaba sarfediyoruz. Türk mutfağının, şeflerinin ve herkesin yararına olacak bu araştırma süreci için Türk işletmelerinden destek ve sponsorluk bekliyoruz, dünyanın  Türk mutfağını bilmeyi ve  anlamayı gerçekten hakettiğini düşünüyoruz.

How would you evaluate the kitchens of Turkish Hotels?

Türk otellerinin mutfaklarını nasıl değerlendiriyorsunuz?

We have traveled over 120 countries, opened restaurants, interact in many different kitchens and with thousands of chefs. We have to admit that the kitchens in Turkey have developed greatly in the last seven years. Still there are many things to bring to the next level and definitely there is room for improvement. But overall we are very satisfied with most of the standards and the food operations in Turkey.

120’den fazla ülkeye seyahat ettik, restoranlar açtık, birçok farklı mutfak ve binlerce şef ile etkileşimde bulunduk. Son 7 yılda Türk mutfağının büyük ölçüde geliştiğini kabul etmeliyiz. Hala bir sonraki seviyeye getirmek için birçok şey var ve iyileştirilmesi için kesinlikle neden var.  Fakat genel olarak Türkiye’deki standartlardan ve  gıda faaliyetlerinden çok  memnunuz.

We hope to be a part of the new trend and historical transformation of the value of Turkish operations with our global expertise and reputation.

Biz global uzmanlığımız ve itibarımız ile yeni bir trendin ve Türk operasyonlarının değerinin, tarihsel dönüşümün bir parçası olmak istiyoruz.

 

What are the latest trends in taste and presentations in the hotel industry?

Otel sektörünün tat ve sunumda güncel eğilimleri nelerdir?

 

Trends move and transform quickly as people is always looking for something new. But at the moment the latest trends are Vietnamese and Thai street food along with the appreciation for soups and pottage which was lost in the past.

Eğilimler değişiyor ve çabucak dönüşüyor, insanlar daima yeni bir şeyler arıyorlar. Fakat şu sıralar son trend, Vietnam ve Tayland tarzı cadde boyunca uzanan çorbalar makbul.

People all over the world is now getting into the healthy and vegetarian trends (we ourselves are into this trend). But I think is the time for Turkish cuisine to impact the world with its beauty, fantasy and flavor diversity. We would definitely help with the books we are creating and our global reputation to make this happen. It is Turkish Time to Shine. This is my latest motto.

Tüm dünyada insanlar artık sağlıklı ve vejetaryen eğilimler sergiliyor. (bizde bu trendin içine dahiliz), Ama dünyayı güzelliği,  fantezi ve lezzet çeşitliliğiyle etkileyecek Türk mutfağının zamanı olduğunu düşünüyorum. Biz kesinlikle küresel itibarın gerçekleşmesi için oluşturduğumuz kitapla buna yardımcı olacağız. Türkiye’nin parlama zamanı.  Bu benim son sloganımdır.

What do you think about Turkish Executive Chefs? Any suggestions?

Most of them are somewhat good, some of them are very good. I think there has been a flow gap between the old generation Chefs and the new one; where some Executive Chefs never shared their knowledge with their younger peers. This because of fear to loose their positions, or whatever reason they had.Younger Turkish Chefs in the past and present had to go out of Turkey and gain training in Europe or somewhere else and come back to try to obtain better positions and that has been a change factor in the new generation of Executive Chefs.I think there is the end of the “Keeping Knowledge Gap” and shall begin the “Sharing Knowledge Period” to make the younger Chefs better and better. In this way the future Executive chefs will make the Culinary Operations more sought after and appreciated and then the game will change. Of course there are exceptions to the rule; like the one we have experienced in Papillon Zeugma Relaxury, where we have interact intensely with Executive Chef. Bülent Erginyavuz a humble, talented, committed and passionate colleague that really fights to make better his staff and give customers the ultimate experience. We need in Turkey more and more Executive Chefs like this to change the game. I look forward to this.

Çoğu biraz iyi, bazıları çok iyi. Eski nesil şefler ve yeni bir arasında bir aktarım eksikliği olduğunu düşünüyorum; bazı yerde yönetici şefler genç meslektaşları ile bilgilerini asla paylaşmıyor. Bu yerini kaybetme korkusu yada her ne sebep ise… Genç Türk aşçılar geçmişte ve günümüzde Türkiye dışına gitmek, Avrupa’da yada başka yerde eğitim almak zorunda kaldılar ve daha iyi bir pozisyonda geri dönmeyi denediler.  Bu da yeni nesil Yönetici şeflerde değişiklik faktörü oldu. “Bilgi tutulması” devrinin bittiğini genç şefleri geliştirmek için “Bilgiyi Paylaşma Dönemi” nin  başladığını  düşünüyorum. Bu sayede gelecekte yönetici şefler daha aranılır, taktir gören ve oyunu değiştirecek aşçılık faaliyetleri yapacaklardır. Tabiki  kuralın istisnaları var;  yönetici şeflerin yoğun etkileşim içinde olduğu Papillon Zeugma Relaxury gibi bir oteli de deneyimledik. Bülent Erginyavuz ekibi ile en iyisini yapmak için mücadele veren,  müşterilerine üst düzey deneyim yaşatan mütevazı, yetenekli, kararlı, tutkulu bir meslektaşım. Türkiye’de düzeni değiştirmek için onun gibi daha çok Yönetici Şefe ihtiyacımız var. Bunu bekliyorum.

 

Anything else you would like to add?

Eklemek istediğiniz  başka bir şey var mı?

Sure! I think it is time to start appreciating the great country Turkish people have and the raw product you produce.

Tabi! Kendi hammaddesine sahip,  ürünlerini üretebilen bu büyük ülkeyi taktir etme zamanının geldiğini düşünüyorum.

I see the today’s Turkey like the old time Italy. Still pure, clean and looking for a position. I think this time has come and Turkish chefs need to concentrate not in becoming Celebrity Chefs…but becoming better and more passionate chefs.

Ben bugün Türkiye’yi eski zamanlardaki Italya gibi görüyorum. Hala saf, temiz ve bir yer arıyor. Zaman geldi, Türk şeflerin de nasıl ünlü olacaklarından çok nasıl daha iyi ve tutkulu şefler olacaklarına konsantre olmaları gerektiğini düşünüyorum.

Training, Hard Work, Long Hours and lots of sacrifice are the key ingredients to this. I hope Turkey will recognize also the value of what we want to do here and how we can be key partners in the new Culinary Revolution of Turkey. Remember like I love to say… It is Turkish Time to Shine. thank you turkey for your hospitality

Eğitim, uzun saatler çok çalışmak ve birçok fedakârlık bunun anahtar unsurlarıdır. Umarım Türkiye yapmak istediğimizin değerini fark edecek ve Türkiye’nin mutfak devriminde kilit ortak olabileceğiz. Unutmayın, ‘Türkiye’nin parlama zamanı’ demeyi seviyorum.

Misafirperverliğin için teşekkürler Türkiye…

Yorumlar

Henüz hiç yorum yapılmamış.