OTELLERDE “DUYARLILIK” EĞİTİMİ VE KURUMSALLIK

GM TURİZM VE YÖNETİM DERGİSİ YAZARI K. ÜNSAL BARIŞ OTELLERDE EĞİTİMİ VE KURUMSALLIĞI KONU ALAN YAZISINI SİZLERLE PAYLAŞTIK.

Close-up of business people hands with papers writing at lecture

Otellerde hizmeti yürütebilmek için gereksinim duyduğumuz ana sermayemiz insandır. Hizmetin sunumunu ve yürütülmesini üstlenen insan; pazarladığımız ürün insan hizmeti; hizmetin alıcısı ise gereksinim duyan diğer insanlardır. İnsanların diğer insanları iyi anlayabilmesi için önce kendisini iyi tanıması gerekir. Duyarlılık eğitimi insanın önce kendisini ve sonra diğer çalışma arkadaşlarını tanımasını sağlayan bir eğitim yöntemidir.  Ben de bu eğitimi almış bir katılımcı olarak, konunun çalışanlar,  işletmeciler ve işletme için ne derece önemli olduğunun üzerinde durmak istiyorum.

 

Günümüz teknolojisinde her iş, hemen-hemen otomasyon olarak yapılabiliyor. Ancak otelcilik hizmetlerini otomasyon ile yapmak olası değildir. Böyle bir sistem bir gün kurulsa bile, insan canlılığının, insan sıcaklığının, insan niteliklerinin yerini alması ve tercih nedeni olması olası değildir.

 

Bu konuda mutabık isek, üzerinde durulması gereken ana konu, insan hizmet kalitesini yükseltici önlemler almak ve insana yatırım yapmaktır.

 

Burada yapılacak işler arasında en önde geleni, insanlara hizmet edecek insanların medeni ihtiyaçlarını öncelikli olarak temin etmek esas olmalıdır.

 

Bu alt yapınız hazır ise, ikinci etapta işletmeniz organigramında bulunan piramitin tepesinden başlayarak (Genel Müdür) tabana kadar muhtelif çalışma gruplarına yönelik, eğitim paketlerini uygulamaktır.

 

Otelciliğe yönelik uygulanabilecek birçok eğitim paketi var. Benim üzerinde durmak istediğim eğitim başlığı “Duyarlılık” eğitimidir. Bu eğitimin orijinal adı “Training group” dur, “T-Group” diye de anılır.

 

Duyarlılık eğitimi nedir?

 

Duyarlılık eğitimi ABD kökenli bir eğitim yöntemidir. Yaygın olarak; kurumsallaşmış işletmeler, kurumsallaşmak isteyen işletmeler, zincir oteller, büyük ve modern işletmelerin, gerek dünya da ve gerekse Türkiye de çok tercih ettikleri bir eğitim yöntemidir.

 

Duyarlılık eğitimi katılımcılara ne sağlar?

 

Katılımcının kendisini, diğer katılımcıları ve işyerini daha etkin tanımasını sağlar.

 

Ayrıca katılımcıların;

 

  • Çevrelerindeki insanlara ve işyerine karşı duyarlı olmasını sağlar,
  • Aidiyet duygusunu geliştirir,
  • Koordinasyon becerisini geliştirir,
  • Kişilik motivasyonu sağlar,
  • Daha iyi iletişim kurmasını sağlar,
  • Arkadaşlar arasındaki dedikodu yerine samimi duyguları geliştirir,
  • İşyerini bir aile yuvası olarak görmelerini sağlar.

 

Duyarlılık eğitimi iş yerine kazandırır?

 

  • Görevlilerin iş yerini daha iyi sahiplendikleri görülür,
  • Daha ekonomik davrandıkları görülür,
  • Alt ve üstle iletişimleri olumlu olarak değişir,
  • Konuklarla iletişim gelişir,
  • Görevliler daha güler yüzlü ve daha sevecenleşirler,
  • Görevlilerin tolerans duygularında ilerleme olur,
  • İşyerinde dedikodu, hırçınlıklar ve kavgalar azalır,

 

Bütün yukarıda anlattığım gelişmeler ise işletme hizmet kalitesini yükseltir.

 

Duyarlılık eğitimine kimler katılmalıdır?

 

Duyarlılık eğitimine mutlak katılması gerekli görevlileri üç kategoride ele almak gerekir. Tabii, tabana kadar inilmesi işyerinin olanakları ve vizyonu ile ilgilidir.

 

  • Üst kademe yönetim,
  • Departman müdürleri,
  • Departman Md. Yrd.cıları ve Şefler.

 

Niye eğitim?

 

İnsan hizmetinin verimi ve hizmet niteliğinin yükselebilmesi için insanın bir eğitim sürecinden geçmiş ve deneyim sahibi olması gerekir. Eğitim ve deneyim insanın kendi yeteneklerini görebilmesini sağlar, özgüvenini yükseltir.

 

Özgüveni yüksek insan, diğer insanlarla daha yapıcı ve verimli iletişim kurar. İnsan ilişkileri her şeyin anahtarını oluşturur. Fazla bilmek veya fazla deneyim sahibi olmak günümüz kriterleri arasında artık önemini yitirmiştir.

 

Duyarlılık eğitiminin sonucu katılımcılar kendi kişiliklerini ve kapasitelerini yeniden tanıyacak,  işletmelerini daha iyi anlayacak,  konuklara verilen hizmet kalitesi de fark edilir hale gelecektir.

 

Sonuç:

 

Gelir kazancını yalnızca yılsonu bilançoları ile ölçme dönemi önemini yitirmek üzeredir. Kazanç, itibar (prestij ve imaj) artışı ve kalite yükselmesi ile birlikte geliyorsa gerçek kazanımdır. Kazanç, yalnızca bilanço kazancı ile gerçekleşiyorsa, biliniz ki işletmeniz miadından önce demode olur.

 

Kurumsallaşabilen işletmeler geleceklerini kazanırlar. Kurumsallaşamayanlar ise, işletme sahipleri vefat edip, varisler çoğaldıkça, işletmeleri atıl ve akim hale döner.

 

Kurumsallaşmak için, organizasyon şemanızı, organigram şemanızı, sisteminizi, raporlama ve denetim sisteminizi, prosedürlerinizi, eğitim programlarınızı gözden geçiriniz.

 

Yorumlar

Henüz hiç yorum yapılmamış.