ÖZGÜR OLMAK MI, AİDİYET Mİ ?

Daha önceki yazılarımdan da hatırlarsınız; dualite (karşıtlık) den bahsetmiştim.

Mustafa YARICI

NLP Trainer

mustafa@yarici.net

Hem özgün (farklı) olmak isteriz hem de ait (benzer). Sonuçta sosyal bir canlıyız ve büyüdüğümüz çevre bizim özgün büyümemize engel olabilir. Bir yandan özgün ve/veya özgür olmak isterken bir yandan da bir tarikata, aşirete, futbol takımına hatta memleket ya da yöreye de ait olmak isteriz.

 

Gelelim esas konumuza; maalesef bu iki dürtü de bizim bir şekilde spora, maddeye, sigaraya, alkole, kısacası “bağımlı” olmamıza bir etken olabilir. Evet bu yazımda bağımlı olmayı inceleyelim istedim.

Neden bağımlı oluruz ?

Öncelikle yukarıda paylaştığım iç çatışmamız yani hem özgür olmak ama aynı zamanda da ait olmak duygusu bizi bağımlı yapabilir. Baskıcı bir ortamdan kaçış olarak (özgürlük hissi ile) sigara içen bir ergen ya da arkadaşlarından kopmamak, soyutlanmamak yani ait olmak duygusu ile sigaraya başlayan bir başka ergen. Devam edelim, özgür olmak için evden ayrılan da var, aşırı milliyetçi ya da fanatik olan da.

Bir diğer duygu da ÖDÜL gerçeğidir.   Özellikle toplumumuzda çocuk eğitimi maalesef ödül sistemine dayanmaktadır.  –Dersini yaparsan, -odanı toplarsan,        -yemeğini yersen, -sınavdan iyi not alırsan, -şu okula girersen, -tabağını bitirirsen;  -seni parka götürürüm,       -oyuncak alırım, -çikolata/dondurma alırım vb vb vb. Oysa bazı şeyleri zaten yapmak zorundayız. Bunun çerçevesi de net ve doğru bir şekilde çizildiğinde Ödül (rüşvet) e gerek kalmaz. Sevgi gösterisi olarak “hediye” alınabilir.

Şimdi gelelim bağımlılık ile olan ilişkisine; örneğin sigarayı ele alalım: nikotin ve sigara dumanı beynimizdeki hipotalamusu yani ÖDÜL merkezini tetikleyerek birkaç saniye içinde fazlaca dopamin salgılamamıza neden olur ki bu da bizi keyiflendirir. Geçici süre bize keyif veren bu tip maddeler, dopamin ve seratonin değerlerinin düşmesi sonucu tam bir kısır döngü sonucu tekrar o maddeye yönelmemize neden olur.

Alkol ve maddede de aynı döngü vardır. Bir süre devam eden bu aşırı ve dengesiz hormon salgılama beyinde hasara neden olur ki bu da odaklanma sorunu ya da karar verme yetisinde yetersizliklere neden olabilir.

Ve ödüle şartlanmış olan beynimiz, sigara (alkol, madde vb) kesildiğinde büyük bir yoksunluk yaşar. Bu yoksunluğun giderilmesi için de; asabiyet, yorgunluk, dağınıklık, odaklanamama, keyifsizlik , yalnızlık , öğrenme zorluğu gibi bir çok etkenle bize baskı kurar. Tabi ki bu geçici bir süredir ama (eminim bir çoğumuzun bildiği) çok zorlu bir süreçtir.

Neler yapmalıyız :

Çocuklarımızı yetiştirirken Ödül ile Hediye arasındaki farkın bilincinde olmalıyız. Sevgi için hediye verebiliriz.

Diğer yandan beslenme de en önemli kriterlerin başında gelmektedir. Zerdeçal, papatya çayı, kivi, yumurta hindi eti, balık gibi bir çok besin doğal yoldan hormonlarımızı dengelemektedir. Araştırmalar göstermektedir ki; özellikle dopamin hormonumuzun değeri bağımlı olmamız ya da olmamamız konusunda önemli bir kriterdir. Her hafta 100 gr badem ve ceviz çok faydalıdır. Beslenmenin yanı sıra mutlaka hareket gerekmektedir. Düzenli yürüyüşler, güneş banyoları ve meditasyonlar da önemlidir. Kabul edilen bir başka gerçek te; ilaçlarla yapılan tedavilerde ilaç bırakıldığında maalesef bağımlılık tekrar kaldığı yerden tetiklenmektedir.

NLP , EFT, Theta ya da Access gibi yöntemler sizdeki mevcut gücü tekrar harekete geçirecektir. Hangi yöntem sizde işe yararsa , o en iyi yöntemdir J .

 

Farkında olun ve AN da kalın.

Yorumlar

Henüz hiç yorum yapılmamış.