ÖMER FARUK BOYACI: “BİLİNÇLİ BİR DESTİNASYON YÖNETİMİ HİÇ OLMADI

TURİZM RÖPORTAJLARI 29 Eylül, 09:59'de eklendi

GM DERGİ-  ÖZEL HABER

KÜÇÜK OTEL- ÖMER FARUK BOYACI (1)

Küçük Oteller Derneği Başkanı Ömer Faruk Boyacı

Küçük Oteller Derneği Başkanı Ömer Faruk Boyacı ile Türkiye’deki küçük otel turizmi, otellerdeki personel eğitimi, destinasyon yönetimi ve Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın küçük otellere bakışı üzerine konuştuk.   Destinasyon yönetim hakkında “ Türkiye’de bilinçli bir destinasyon yönetimi olmadığını, dernek olarak bilinçlendirilmesi için baskı unsuru olmaya çalıştıklarını ifade etti.    İşte Turizm personeli ve küçük otellere yönelik de çarpıcı açıklamalarda bulunan Boyacı ile yaptığımız röportajın detayları…

Küçük Oteller Derneği’nin projeleri arasında destinasyon yönetimi yer alıyor.  Türk turizminin destinasyon yönetimini değerlendirir misiniz? Yeterli mi sizce, neler yapılmalı?

Küçük Oteller Derneği destinasyon yönetimi yapıyor dersek bu doğru olmaz. Biz dernek olarak, bölge yönetimi ile ilgili inisiyatif kullanan, oluşturduğumuz fikirleri destinasyon yönetiminin şekillendirilmesinde doğru işler yapılmasına bir katkı, bir baskı unsuru yaratan bir oluşum olarak konumlanıyoruz. Türkiye’de bilinçli bir şekilde destinasyon yönetimi yoktur, hiç bir zaman da olmamıştır. Ve maalesef ki, artık ülkelerin değil, destinasyonların yarıştığı günümüzde, biz bu yarışta geride kalıyoruz. Sadece kağıt üzerinde; hiyerarşik bir sistemden gelen, destinasyonun diğer bileşenlerinden bağımsız bir yönetim modeli değildir destinasyon yönetimi. Yerinden yönetime dayanması, pek çok birimin bir araya gelerek ortak akılla doğru fikri ortaya koyacak bir model oluşması gerekir; sadece bölgede bulunan restoran işletmecisi, otelci ile de olmaz. Yerinden yönetimin yanı sıra, kendi bağımsız bir yönetim birimi ve karar mekanizması da olması gerekir, bizdeki kamu düzeni buna olanak vermemektedir. Bunun en iyi ve en güncel örneği; Barselona’nın “www.barcelonaturisme.com” sitesini inceleyebilirsiniz; kendi bağımsız bütçesi olan, projeler, convention, sağlık turizmi, spor turizmi gibi alt birimleri olan, yerinden yönetime dayalı bir sistemdir.

KÜÇÜK OTELLER GELECEĞİN  OTELLERİDİR

Kimler küçük otelleri tercih ediyor, neden?

Küçük otelleri özellikle “gezgin” olarak tanımlayabileceğimiz, 25-50 yaş arası, kendi seyahat programını araştırarak kendisi oluşturan, şehri o bölgenin yerel insanı gibi kültürünü, tarihi yapısını, gastronomisini algılamak isteyen bir profil oluşturuyor. Zincir otellerdeki gibi şehirden ve insandan kopuk değil; yerele yakın olmak isteyen, insan dokusunu hissetmek ve özümsemek isteyen özellikle kurumsal şirketlerin beyaz yakalı çalışanları ve yaratıcı sektörlerde çalışan insanlar oluşturuyor. Çok gezen, iyi bir internet kullanıcısı, gittiği her yerde bireysel ve kaliteli hizmeti samimiyetle sunan küçük otelleri tercih ediyor.

Küçük otellerin Türkiye turizmindeki kar payı nedir, bunu artırmak için neler yapılmalı?

50 ve onun altında oda sayısına sahip oteller, Türkiye’deki toplam oda kapasitesinin %25’ini oluşturuyor. Dolayısıyla Türkiye turizmindeki konaklama cirosunun da 4’te 1’ini küçük oteller oluşturuyor. Yani ülke geneline baktığımızda aslında ciddi sayıda küçük otel bulunmakta, ama asıl sorun bu otellerin standardını yükseltme problemidir.

Her Şey Dahil Sistem ile rekabet eden bu otellerin en büyük sıkıntısı nedir?

Her Şey Dahil Otel tipi sanayi toplumunun otel tipidir. Sanayi toplumunun organizasyon yapıları bilgi toplumunu insanına hitap edebilecek ve onu tatmin edebilecek bir düzeyde değil. Küçük oteller de bilgi toplumunun otel tipidir, insana dokunan ve ona özel ilgi/hizmet sağlayan toplumdan kopuk olmayan yerele yakın bir otel tipidir. Her Şey Dahil Otelcilik tüketim toplumunun eseridir, küçük otelcilik tüketmek değil, yaşatma kültürünü, sürdürülebilirliği ön plana koyar. Ülkeler gelişmişlik düzeylerine göre bilgi toplumuna geçişlerinde bu süreçleri yaşamaktadır, küçük oteller de geleceğin ve bilgi toplumunun otelleridir. Ancak ölçeklerinden kaynaklanan problemlerden dolayı profesyonel hizmetlere ulaşmakta sıkıntı çekmektedir. 15 oda ile hizmet veren bir oteli düşünelim; bu otelin gerek satış ve pazarlama, gerekse insan kaynakları alanında bir büyük otele kıyasla profesyonel hizmetlere ulaşabilme imkanı oldukça sınırlıdır. Teknik ve profesyonel desteğe ulaşabilme, ülke çapında ve yurt dışında temsil edilme gibi açılardan baktığımız zaman böyle bir küçük oteller birliğinin, derneğimizin ve yaptığımız çalışmaların da varoluş amacı ve gerekliliğini daha iyi kavranacaktır.

PERSONEL ,KAR AMAÇLI GÖRÜLMEMELİ

Küçük Oteller Derneği olarak; eğitimler verdiğinizi biliyoruz. Personel hizmet kalitesi için önemli bir unsur olduğu biliniyor. Siz personel eğitimi için üyelerinize ne gibi eğitimler veriyorsunuz?

Küçük oteller olarak kendimizi “insan odaklı” olmakla diğer otel tiplerinden ayırıyoruz.                 Sadece misafir olarak düşünmeyin, insan odaklı yönetim sistemi hem misafir, hem de personel odaklılığı bir arada tutabilmek anlamına geliyor. Personeline yatırım yapmayan, onu üzerinden kar getirecek bir mekanizma olarak gören bir işletmecilik anlayışı bizim yapımızla uzaktan yakından alakalı değildir. Misafirin isteklerine ve sorunlarına verilen önemi onunla ilgilenecek personele de vermek; personeli üzerinden kar elde etme amaçlı bir makine olarak görmek yerine, onun kendini geliştirmesine, yaratıcılığı kullanmasına ve insiyatif almasına izin vermenin işletmeyi ne kadar geliştirebileceğini anlatıyoruz ve bu anlayışı pekiştirmeye çalışıyoruz. Bunun yanı sıra tabi ki teknik eğitimlerin de verilmesini sağlamaya çalışıyoruz, şu sıralar bu konu üzerinde bir online eğitim modülü kurma aşamasındayız.

BAKANLIK KÜÇÜK OTELLERLE YENİ YENİ TANIŞTI

Bakanlığın küçük otellere yönelik faaliyetleri nelerdir, yeterli mi?

Açıkçası bakanlık bu otel tipiyle yeni yeni tanışmaktadır, önemini de daha yeni kavramaya başlamıştır. Yurtdışındaki trendlere baktığımızda yeni yüzyılın otel tipinin küçük oteller olduğunu görüyoruz. Türkiye’ye gelen sanatçıları, ülkeyle, kaldıkları bölgelerle ilgili yazanları, çizenleri ve gittiklerinde kendi ülkelerinde buranın kültürünü, insan dokusunu anlatanları; yani aslında kanaat önderlerini standardı yüksek küçük oteller olarak bizler ağırlıyoruz. Bu ilgi ve talep de tabi ki bakanlığın da dikkatinden kaçmıyor ve giderek küçük otellerin bu sektördeki önemini görmelerini sağlıyor.

Son 5 yılda küçük otellerin doluluk oranlarındaki artış nedir?

Küçük otellerdeki iş hacmi her geçen gün artmaktadır. Giderek pastadan daha büyük pay alıyoruz. Üyelerimizle yakın zamanda yaptığımız bir araştırmaya göre, geçen senenin verileri ile karşılaştırıldığında doluluk açısından %10’a varan bir artış görülüyor. Bu bakanlığın ve takip ettiğimiz diğer kurumların araştırmalarındaki oranlardan çok daha yüksek gözüküyor. Bu data ışığında baktığımızda tek bir sonuç görüyoruz o da; ne olursa olsun standardı yüksek, ve iyi bir misafir memnuniyeti yakalamış küçük otele talebin her zaman yüksek olduğu ve günümüz konaklama trendlerinin giderek bu yöne çevirdiği.

GENÇLER ESKİ TATİL ANLAYIŞINI YIKACAK
5 yıl sonra bu konudaki turizmi nerede hayal ediyorsunuz?

Türkiye, genç ve dinamik nüfus oranının oldukça fazla olduğu bir ülke ve bu demografik özellikleri potansiyel dezavantajları da göz önünde tutarak doğru bir şekilde kullanmak ve yönlendirmek gerekiyor. Bilgi toplumunun iletişim imkanlarıyla büyüyen ve çağı anlamada bizim kat kat önümüzde bulunan bu yeni neslin yozlaşmış, ortalama bir standarttan ulaşamamış tüm köklü yapıları derinden söküp atacağını ve yeni neslin gerektirdikleriyle baştan oluşturacağını söyleyebilirim. Gençler bu ülkede tüm anlayışları yıkacak, çok fazla şeyi değiştirecek.

Son olarak eklemek istediğiniz bir şey var mı?

Dernek olarak bu ülkedeki sivil toplum anlayışını kökten değiştirmede büyük rol oynadığımızı belirtmek istiyorum. Türkiye sivil toplum anlayışına, gerekliliğine ve sivil toplumun gücüne, potansiyeline inanmayan bir ülke; uzun seneler kendini geliştirmeden, yeni bir proje üretmeden var olabilmiş bazı kurumlar da maalesef ki bu anlayışın güçlenmesine sebep oluyor. Biz katılımcılığı esas alarak, şeffaf ve demokratik bir anlayışla; başkanın ve yönetim kurulunun değil, otel üyelerinin sahibi olduğu bir dernek yarattık. Tüm karar mekanizmalarında herkesin söz hakkı olan, fikirlerin tartışıldığı ve aktif olarak hayata geçebildiği bir ortak akıl platformu yarattık. Çalışmalarımıza da üyelerimizden aldığımız üretme enerjisi ve gücüyle son hızla devam ediyoruz.

Yorumlar

Henüz hiç yorum yapılmamış.