We-Flytour-GM-Banner-Animation
atf_banner-02
Anasayfa Güncel TURİZM AĞIR TRAVMA GEÇİRMİŞ BİRİ GİBİ YOĞUN BAKIMA ALINMALI

TURİZM AĞIR TRAVMA GEÇİRMİŞ BİRİ GİBİ YOĞUN BAKIMA ALINMALI

GM Haber Merkezi

TURİZM sektöründe değişiklik amacıyla atılan, görünür ve elle tutulur bir adım atıldığını söylemek mümkün değildi.
tourism-5
Hürriyet Yazarı Yalçın Bayer, köşe yazısında turizmi kaleme aldı . İşte o yazısını sizlerle paylaştık. Sektör kurumları ve meslek örgütlerinin, birbirinden bağımsız, kopuk halkalar gibi düzenlediği birkaç toplantı, hükümetten çare bekleme dışında sonuç veren, etkileyici, krizi kısmen de olsa hafifletici hiçbir girişim geliştiremedi.
Türk turizmi, ağır bir travma geçirmiş bir kişinin yoğun bakıma alınarak uzun bir tedaviden geçmesi gibi ele alınmalıdır.Bu noktada sektör kuruluşlarına çağrım şudur; cesur olun, sesiniz gür çıksın, size verilenler lütuf değildir, tam tersine siz bu sektörü geliştirip döviz kazandırıp, yüksek istihdam sağlayıp, ülkemizin ve milletimizin dünya kamuoyunda tanıtılmasını sağladığınız için esas siz bu devlete lütufta bulunuyorsunuz.

Sürekli karşılaştığımız haksızlıklara karşı direnin, mücadele edin ve bu mücadeleyi kazanmak için bir an önce güçlü-teşkilatlı-etkili bir çatı örgüt kurun.

Rica etmeyin, talep edin, isteyin. ‘Bizim olmazsa olmazımız budur’ deyin ama önce bir araya gelin.

Türk turizm sektörünün yalnız tesis yapımıyla yetinmesi, acentelerimizin yurtdışından turist getirmekten çok yurtdışına Türk turistleri götürmeyi tercih etmeleri, uluslararası çapta çalışacak tur operatörlerine dönüşmemesi, sektörün tek çatı altında toplanmaması otel sahipleri, otel işletmecileri, lokanta, gazino ve eğlence yerleri seyahat acentelerinin, rehberlerinin ayrı telden çalması, krizle karşılaşıldığında sektörün güçlü bir şekilde tek ses halinde gerek yurtiçinde gerekse yurtdışında gerekli yerleri muhatap olmasını engellemiştir.

Sektörün Türkiye İhracatçılar Meclisi’ni (TİM) örnek alıp bir ‘Türkiye Turizmciler Meclisi’ kurması ve Türk ihracatçılarının yaptığı gibi malını satmak için didinip çalışanları örnek alması ve kendi pazarını kendi yaratması gerekmektedir.

Sürekli devletten aldığı teşviklerle büyüyen sektör, bu gibi durumlarda reşit hale geldiğini anlamalı, tesislere yapılan milyarlarca dolarlık yatırımlar yanında pazarlamaya da ciddi yatırım yapması gerektiğini kavramalıdır. / Bülent AKARCALI – ANAP döneminin eski Turizm Bakanı

ÖNCE DEMOKRASİ VE UFUK
ATSO Başkanı Davut Çetin turizmde yaşanan sıkıntılar için şöyle konuştu: “2016 yılı bizim için ibret yılı oldu. Turistin değerini anladık. Şimdi asıl mesele 2017 yılının kurtarılmasıdır. Turizm ve tarım desteklerinin zamanında açıklanmasını ve resmiyet kazanmasını bekliyoruz. Biz AB âşığı değiliz, ama ihracatımızın yarısı Avrupa’ya yapılmaktadır. Her yıl tanıtım yapıyoruz, bu yıl da Antalya olarak yeni bir tanıtım hamlesi için çalışıyoruz. Fakat Avrupa’daki Türkiye imajı konusunda artık hükümet düzeyinde farklı bir çalışma gereklidir. Demokrasi ve hukuk alanında eleştirilen bir ülke olmamalıyız.”

ZEUGMA 2. MARS MUCİZESİNİ BEKLİYOR
ZEUGMA Mozaik Müzesi’nden sonra dün Nizip’te, Birecik Barajı’nın kıyısında bulunan Antik Zeugma kentini ziyaret ederek, müzesinde sergilenen eserleri gördük. MÖ 200 yılına ait ‘muhteşem villa’ kalıntılarını, taban mozaikleri ve duvarlarda yer alan freskleri ziyaretçi sayısı ne yazık ki çok düşmüş… 2000’li yılların başındaki ziyaretçi sayısı (ki 200-250 bini buluyordu), bugünlerde 50 binlerde… Güneşin doğuşu ve batışını artık yerlilerimiz bile izlemiyor.

Sanat tarihçisi ve rehberlerle konuşurken ilginç bir şey söylediler: “Siyaset ve kültürel çekişme Zeugma’nın yıldızını söndürdü. Eski popülerliğini kaybediyor. Koskoca Roma İmparatorluğu’nu ‘Çingene Kızı’ ve ‘Mars Heykeli’ ile sınırlandırdık. Oysa Fırat sahillerine Zeugma’ya eşdeğer antik kent yer alıyor. Örneğin Kargamış… Kazısı yapılamayan Apameia antik kentleri gibi… Diyeceğimiz, Zeugma 2000’li yıllarda Mars Heykeli ile yakaladığı ikinci mucizeyi bekliyor. Yani yeraltında daha büyük ve daha orijinal eserlerin varlığının ortaya çıkarılması…

Gaziantep Valisi Ali Yerlikaya ve Belediye Başkanı Fatma Şahin’in bütün gayretlerine karşın, Zeugma (Belkıs) konusunda şehrin ‘ortak aklı’nı Ankara’ya özellikle Kültür ve Turizm Bakanlığı’na daha çok baskı yaparak göstermek gerekmiyor mu?

BAŞKAN VE KARARNAME
BAŞKANLIK için iki parti arasında sürdürülen gizli anayasa pazarlıklarından sızan, sızdırılan bilgilere göre; ‘kararname çıkarma’ yetkisi üzerinde tartışmalar henüz netleşmemiş. Partili olma, olmama, üyelik veya genel başkanlık statülerinin teorik bir tartışma ötesinde, kıymeti harbiyesi yok.
Bugün fiilen iktidar partisinin genel başkanı belli. Lafı eğip bükmeye gerek yok, Cumhurbaşkanı, seçim ile ‘buradayım’ argümanı ile Anayasa’yı tek başıma ve fiilen dizayn etmiş vaziyette…

Bugün yapılmaya çalışılan, anayasal bir kılıf geçirerek, zevahiri kurtarmak değil midir?

Yeniden yapılanma ve teşkilatlanmanın nerede başlayıp nerede duracağını sadece başkan takdir eder. Yapılanma ve teşkilatlanmaya, çay hasadından geri kalan yüksek yargı da dahil edilirse, yargısal denetimin etkinliği de tartışılır. Yeni dönemde kararnameler ile hukuk arasında (‘yargı değil’) ciddi tartışmalar olacak gibi görünüyor.

Anayasa değişikliği muhabbetine, son söz olarak ferman kararnamelerin ise, hukuk milletindir… / Uğur GÜZELBAHÇE

GÜNÜN SÖZÜ
“Çevre ve insan sağlığını gözeterek biz kömürlü termik santrallarını belli bir program içinde kapatıyoruz; yenilerini de yapmaktan vazgeçtik’ demelerini beklediğimiz devlet yetkililerinden inanılmaz bir açıklama geldi: ‘Kalorisi düşükmüş; önemli değil. Birkaç kürek fazla atarız olur biter. Kömür rezervlerimizi son gramına kadar kullanacağız.’ Termik santral değil, sanki salonumuzun ortasındaki soba.” / Ahmet SOYSAL – Alakarga Dergisi

Yorum Yaz