We-Flytour-GM-Banner-Animation
atf_banner-02
Anasayfa Güncel Kayseri: Tarihin, Lezzetin ve Doğanın Buluştuğu Bir Şehir

Kayseri: Tarihin, Lezzetin ve Doğanın Buluştuğu Bir Şehir

GM TURİZM VE YÖNETİM DERGİSİ

Türkiye’nin ilk ve tek Turizm ve Yönetim Dergisi GM (General Management)’ın geçmişi, online portalımız öncesinde 17 yılla dayanmaktadır. Yayın hayatına 2004 yılında başlayan GM, günümüze kadar varlığını sürdürmektedir.

Beste Güçer

Değerli ve köklü tarihi, enfes gastronomi kültürü, doğal güzellikleri ile Kayseri, alternatif turizm destinasyonu olarak büyümeye devam ediyor. Bu şehrin büyüsü, yemekleri mi, görkemli Erciyes Dağı mı yoksa tarihi mi karar vermek zor. Yeni turizm yatırımları, mevcut yatırımların değerlenmesi ve gelişmesiyle, Kayseri turizm sektörü açısından yıldan yıla önemini artırıyor. Gelin küçük bir turla Kayseri turizmine yakından bakalım…

Türkiye’nin Beyaz İncisi: Erciyes Dağı

İç Anadolu’nun en yüksek dağı, 3 bin 917 metreye ulaşan zirvesi ve devasa silüeti ile gördüğünüzde dünyanın ihtişamını hissettiren Erciyes Dağı… ‘Zaman’ neyi değiştirmez ki? Bir zamanlar kızıl alevlerle süslenen Erciyes’te şimdi kış sporları, kayak, yürüyüş ve dağcılığın tadını çıkarmak mümkün. Kış turizminin başkenti sayılan Erciyes, zamanın güzelleştirdiği ve insanoğluna sunduğu sönmüş bir yanardağ. Tüm heybetiyle Erciyes ve Kayseri’nin tarihini düşündüğümüzde bu şehrin potansiyelinin yüzyıllar önce keşfedilmiş olduğunu fark ediyoruz.

Bugün çeşitli zorluk seviyeleri için tasarlanan pistleriyle kayak severlerin ilgisini kazanan Erciyes artık birçok kış sporu için de vazgeçilmez adres haline geldi. Yerli ve yabancı ziyaretçiler; Kayak ve Snowboard, Snow-kite, Buz pateni, Kızak, Snowtubing ve Snow mobiling gibi kış sporlarını deneyimleyebiliyor. Turistlerin bu destinasyonu tercih etmesinin bir diğer önemli nedeni de çocukların iyi zaman geçirmesi için farklı alternatiflere sahip olması. Erciyes’te çocuk ziyaretçiler için profesyonel eğitmenlerin eşliğinde kurslar ve kış sporları etkinlikleri bulunuyor.

Erciyes 2024’te iki Dünya şampiyonasına ev sahipliği yapacak

Kayseri’nin turizmi 12 aya yayma çalışmalarıyla ilgili Library Hotel Erciyes İşletmecisi Barış Aydın ile görüştük. Bölgede kış sporlarında oldukça büyük bir mesafe kat edildiği bilgisini veren Aydın, 2024 yılında iki Dünya Şampiyonasının Erciyes Kayak Merkezi’nde gerçekleşeceğinin müjdesini verdi. Aydın, “Kış turizminde çok iyi bir noktaya gelen Erciyes, kayak altyapısı olarak ülkemizin en gelişmiş tesis ve uzun pistlerine sahip.
Dünyanın en prestijli ve elit ekstrem spor organizasyonları arasında gösterilen Dünya Kar Motosiklet Şampiyonası (FIM Snowcross World Şampiyonası) – SNX Türkiye adıyla Mart-2024 tarihinde Kayseri’de yapılacak. Yine müjdeli bir haberi de ilk defa sizin aracılığınızla paylaşalım. Dünya Snowboard Şampiyonası 10-13 Şubat 2024 tarihinde Erciyes Kayak Merkezi’nde gerçekleşecek. Erciyes dağının popülaritesi arttıkça bu tür uluslararası kış sporlarının düzenlenmesi artarak devam edecek” dedi.

Turistlere lezzet seyahati

Kayseri ayrıca gastronomi meraklılarının da uğrak noktası. Mantısı, Kayseri Nevzinesi, Pastırması, Sucuğu, Tandır Böreği, Tepsi Mantısı, Yağ Mantısı, Yağlaması, Develi Cıvıklısı, Fırın Ağzı Kebabı, Gül Baklavası, Katmeri, Çemeni ve Kurşun Aşı Çorbası ile bu şehir ziyaretçilerini lezzet seyahatine çıkarıyor. Turistlerin Kayseri rotasının önemli bir kısmını yeme-içme sektörü oluşturuyor.

Kayseri’nin etkileyici tatlarının izini sürenler, restoranların dışında şehrin sokaklarında da keyif dolu lezzetler bulabiliyor. Kapalı Çarşı ve etrafındaki yerel sokak lezzetleri, Kayseri’nin yöresel tatlarını tatmak isteyen ziyaretçilere muhteşem seçenekler sunuyor. Kebapların tütsülenen kokusu sokaklarda dans ederken, tandır ekmeğiyle hazırlanan sandviçler ve çıtır simitler turistlerin damağında unutulmaz bir iz bırakıyor.

Kayseri, çarpıcı gastronomi kültürüyle, gezi severlere lezzet dolu bir serüven sunuyor. Burada yerel lezzetleri keşfetme fırsatı bulabileceğiniz gibi şehrin çeşitli restoranlarında dünya mutfağının seçkin tatlarını da deneyimlemek mümkün. Yeme-içme sektörü, Kayseri’nin turistik yolculuğunun ayrılmaz bir parçası olarak turistik faaliyetlerin de merkezinde yer alıyor.

Kayseri’nin tarihi mekanları: Taş yapılar, surlar ve gizemli geçmiş

Antik çağlardan beri insanlığa ev sahipliği yapan Kayseri’nin tarihi M.Ö 3000’li yıllara kadar uzanıyor. Pers İmparatorluğu, Roma İmparatorluğu, Bizans İmparatorluğu, Selçuklu İmparatorluğu ve Osmanlı İmparatorluğu’nun kucakladığı bu topraklar bu hakimiyetlerin her birinde farklı yapılarla bezenmiş ve farklı değerler kazanmış. Gizemli geçmişiyle büyüleyen şehirde zamanın dokusunu hissettiren taş yapılar, surlar ve tarihi mekanlar yer alıyor. Bu mekanlar varlıklarıyla geçmişten gelen rüzgarı hissettirirken masal tadında hikayeler anlatıyor.

Yapımı M.Ö. 3’üncü yüzyıla kadar uzanan, Pers, Roma, Bizans ve Selçuklu dönemlerinden izler taşıyan Kayseri Kalesi’nde konukları şehrin manzarası karşılıyor.

Şehrin tarihini izleyenleri 6 bin yıl öncesine kadar götüren Kültepe (Kaniş-Karum) Örenyeri’nde Hititlerin ilk yerleşimini oluşturan höyük ve çevresindeki Karum kalıntıları bulunuyor. Mustafa Kemal Atatürk’ün Kayseri’ye geldiğinde Kayseri halkına seslendiği Saat Kulesi, 1419-1497 yılları arasında inşa edilen ve çok iyi korunan Güpgüpoğlu Konağı, camileri, medreseleri, sokakları ve müzeleri ile Kayseri’nin her köşesi buram buram tarih kokuyor.

Tepeden tırnağa coşku: Kapuzbaşı Şelaleleri

Kayseri, pek çok kişinin bilmediği öyle çok değere sahip ki… Bugün dünyadaki örneklerinden hiçbir eksiği olmayan Erciyes’in turizm potansiyelini geliştirmek için pek çok çalışma yapılıyor. Halbuki Kayseri’nin tek görkemli doğal değeri Erciyes değil. Dünyanın en yüksek şelalelerinden biri olan Kapuzbaşı Şelaleleri de Kayseri’nin Yahyalı ilçesinde, Aladağlar Milli Parkı içerisinde bulunuyor. Bu görkemli doğal harika da küresel çapta meraklılarına duyurulmayı bekliyor.

Bu nedenle Kayseri’den bahsederken; ünlü bir ressamın ellerinden çıkmış, kusursuz bir tabloyu andıran Kapuzbaşı Şelalelerine de ayrı bir parantez açmazsak haksızlık etmiş oluruz. Kapuzbaşı köyü sınırları içerisinde bulunan bu şelalenin zorlu bir güzergahı olsa da, insanı bitiş noktasında bekleyen manzara bu zorluğu aşmaya değiyor. Bunun içindir ki; karşılaşınca insana kendini bir su damlası gibi hissettiren ve heybetiyle Erciyes’in yakın dostu olan bu şelaleye ulaşmak için yapılacak yolculuk da önemli bir turistik potansiyel taşıyor. Büyük bölümü orman içinden geçen yolun sonunda tüm ihtişamıyla Kapuzbaşı Şelaleleri size coşkuyla selam veriyor. Her biri bir dereyi besleyebilecek coşkuda akan 7 şelale, 30 ile 70 metreyi bulurken rakımı 700 metreye ulaşıyor.

Uluslararası koruma altındaki değerler

Kayseri’nin deprem kırığı sonucunda oluşmuş Koramaz Vadisi de içerisinde barındırdığı farklı kültür varlıkları ve doğasıyla UNESCO tarafından 2020’ de Dünya Mirası Geçici Listesi’ne dahil edilmiş önemli değerlerimizden biri. Vadide birçok yerleşim yeri bulunuyor. Doğa harikası bu alan içerisinde kalan yerleşim yerlerinde birçok mimari eser, üretim merkezi, kilise, arkeolojik alan, fosil yatak, su yolu, yeraltı şehri gibi kökenleri geçmişe dayanan çok sayıda turistik unsur bulunuyor.

Kızılırmak Nehri’nden ayrılmış Tuzla Gölü’nün çevresinde, sazlıklar, ıslak çayırlar, tuzcul bitki bozkırları, mera ve tarım arazileri yer alıyor. Yaz aylarında yağışın azalmasına ve buharlaşmanın da artmasına bağlı olarak göl alanı daralıp, suyun içindeki tuz göl kenarında çökeliyor. 1993 yılında 1. derece doğal sit alanı ilan edilen Tuzla Gölü, aynı zamanda Türkiye’nin Ramsar alanları arasında da yer alıyor. Uluslararası Sulak Alanların Korunması Sözleşmesi kapsamında özel korumaya alınan ve uluslararası öneme sahip bu gölün çevresi; M.Ö. 2 binli yılların başlarından günümüze, Hititler’den Osmanlı Devleti’ne kadar birçok medeniyetin yerleşim alanı olmuş. Bu sebeple de göç ve ticaret yollarının önemli kesişim yerlerinden biri olma niteliğini kazanmış. Tarihi İpek Yolu üzerinde yer alan göl ve çevresinde, günümüze kadar ayakta kalmayı başarmış olan Sultanhanı gibi birçok han, kervansaray, cami ve külliye bulunuyor. Bu alan kuş gözlemcileri için de bulunmaz nimetler sunuyor.

Kente Orta Asya esintisi getiren yılkı atları

Özgürlüğüne düşkünlüğü ile bilinen, kışın sahipleri tarafından doğaya bırakılan yılkı atları da Kayseri’nin zengin kültürel yapısının önemli bir parçası. Kış aylarında bırakılan bu atlardan, Kayseri’de doğal ve beşeri faktörlerin etkisine rağmen ayakta kalabilenleri yazın tekrar sahipleriyle buluşuyorlar. Yılkı atları kışın sürü halinde hareket ediyor ve her biri 10-12 attan oluşan gruplar halinde dolaşarak hayatta kalıyorlar. Sultan Sazlığı bölgesinde, Erciyes Dağı eteklerinde, Sarıgöl civarında ve yoğun olarak da Hürmetçi ve Dokuzpınar bölgelerinde çok sayıda yılkı atının yaşadığı biliniyor. Bu atları görmek, görüntülemek, belgesel ya da fotoğraf çekmek için yurt içinden ve yurt dışından yüzlerce turist bölgeye akın ediyor.

Her gün, her ay, her an ve alternatifli turizm

Kayseri’nin turizme katkı sağlayan ve turizm potansiyeli taşıyan ögeleri saymakla bitmiyor. Mimari yapıların tarihinden, sıcacık şifalı sularından, dört mevsim yapılabilecek spor faaliyetlerinden henüz bahsetmedik. İş dünyası ve sanayinin gelişimi, avantajlı konumu Kayseri turizmine katkı sağlayan diğer etkenlerden. Tüm bunları göz önünde bulundurursak Kayseri’de turizmcilerin konuştuğu en önemli konu bu potansiyeli değerlendirerek turizmi 12 aya yaymak.

Library Hotel Erciyes İşletmecisi Barış Aydın, Kayseri’de turizmin 12 aya yayılması ile ilgili yatırım önerilerini yetkili makamlarla paylaştıklarını belirtiyor. Aydın; “Erciyes Dağı’nı dört mevsim işlevsel bir turizm noktası haline getirme ve spor turizmini daha da çeşitlendirmeye yönelik yatırım önerilerimiz, yetkili makamlarımızla paylaşılıyor. Bu doğrultuda yapımı tamamlanan iki adet futbol sahasının ardından şimdi de altı adet futbol sahası, kapalı spor salonu, olimpik yüzme havuzu, atletizm pisti gibi bütün spor disiplinlerinin yazın kullanımı için hazırladığımız ‘Erciyes Yüksek İrtifa Kamp Kompleksi’ 2023 yazından itibaren hizmete başlayacak” diyor.

Bisiklet turizmi açısından da Erciyes’in gün geçtikte değerlendiğini ifade eden Aydın, Kayseri’nin markalaşması gerektiğinin altını çiziyor. Aydın şunları söylüyor:

“Bisiklet sporu açısından ülkemizde önemli mesafeler kat eden Erciyes , yabancı ve yerli bisiklet takımları için de eşsiz bir destinasyon haline geldi. Tüm dünyadan bisiklet sporcuları hem yüksek irtifa kampı hem de yapılan uluslararası yarışlara katılmak için dağımızı tercih ediyor. Erciyes, kış ve yaz sporları kapsamında yapılan Avrupa kupaları, Dünya şampiyonaları, uluslararası bisiklet yarışları , maratonlar ve global ölçekte sporcu ağırlayan yüksek irtifa spor kampları sayesinde Kayseri’nin şehir olarak global markalaşma sürecine katkı sağlayacak.”

GM Turizm ve Yönetim Dergisi’nin 160’ıncı sayısında yayımlanmıştır.
Dergi görünümü için tıklayın

Yorum Yaz