We-Flytour-GM-Banner-Animation
atf_banner-02
Anasayfa Güncel REHBERLERDEN ART ARDA TEPKİ

REHBERLERDEN ART ARDA TEPKİ

Türkiye’nin dört bir yanından rehberler Turist Rehberliği Meslek Kanunu’nda yapılması planlanan ve TBMM’ye sunulan teklif maddelerine itirazlarını dile getiriyor. İstanbul Rehberler Odası, Nevşehir Turist Rehberleri Odası ve Adana Bölgesel Turist Rehberleri Odası Eski Başkanı İsa Akdağ konuyla açıklamalarda bulundu.
İstanbul Rehberler Odası, itirazlarını dile getirmek için basın toplantısı düzenledi. Basın toplantısında konuşan İstanbul Rehberler Odası Başkanı Hüseyin Özgür Özaltun, yapılması planlanan değişikliklere ilişkin, “Mesleğimizin niteliğinin eksiltilmesine karşıyız” dedi.
NERO Başkanı Özay Onur, “Bir dilin insana kattığı bilgi birikimiyle ülkemizi hep en iyi şekilde tanıttık. Ancak mevcut taslak bizlerin mesleğimizi icra etmemize engel olmaktadır. TBMM Başkanlığı’na sunulan yeni düzenlemeyle rehberlik mesleği birçok farklı lisans mezunlarına açılarak, Türkçe rehberlik adı altında büyük bir işsiz ordusu oluşturulacaktır” dedi.
Adana Bölgesel Turist Rehberleri Odası (ADRO) Eski Başkanı İsa Akdağ, Turist Rehberliği’nin 6326 Sayılı Kanunla hem sınırları çizilmiş, hem de yabancı dil esasına dayalı bir meslek olduğunu belirterek, ‘’Bu nedenle Türkçe rehberlik olmamalı’’ dedi.
İRO BASIN TOPLANTISI DÜZENLEDİ

6326 sayılı Turist Rehberliği Meslek Kanunu’nda yapılması planlanan ve TBMM’ye sunulan teklif maddelerine itirazlarını dile getirmek için İstanbul Rehberler Odası tarafından basın toplantısı düzenlendi. İstanbul Rehberler Odası Başkanı Hüseyin Özgür Özaltun, “Öncelikle yasa teklifinde otobüste rehber bulundurma zorunluluğunun kaldırılması gibi bir durum var. Özellikle yabancı gezginlerin seyahat ettiği otobüs ve daha küçük araçlarda Türk rehber bulunma zorunluluğunun kaldırılması farklı sonuçlara yol açabiliyor. Bunun yasaya koyulması hem ülke aleyhine propagandanın engellenmesi aynı zamanda bu grupların da Kültür ve Turizm Bakanlığı’ndan ruhsatnameli rehberler tarafından disipline edilmesi, onların ihtiyaçlarının karşılanması ve seyahatleri boyunca güvenli bir şekilde bunları sürdürmeleri ve ülkemizden olumlu fikirlerle ayrılmaları için düzenlenmiş bir maddeydi. Bu zorunluluğun kaldırılması maalesef bu memnuniyeti, kaliteyi, hizmeti maalesef onlara veremememize neden olacak.  Bu maddenin tekliften çıkarılmasını uygun bulmuyoruz. Bununla beraber mesleğe girmiş olan yabancı dilleri ruhsatnamesinde yazılı olan meslektaşlarımızın her bir 5 yılda bir bu yabancı dillerden tekrardan sınava girmesi gibi bir durum söz konusu. Bizler bu meslektaşlarımızın yabancı dillerine hakim olarak mesleğe geldiklerini ve bu mesleği yabancı dillerde icra ettiklerini biliyoruz. Olası bir sınav stresi ya da sınava katılamama ya da benzeri bir durumda ellerindeki hakkın kaybolmaması için zaten biliyor oldukları dillerden tekrardan sınava girmelerini çok da gerekli olmadığını düşünüyoruz” dedi.

“MESLEĞİMİZİN NİTELİĞİNİN EKSİLTİLMESİNE KARŞIYIZ”

Özaltun, “Onun dışında bir de sanat tarihçilerimizin ve arkeologlarımızın ki onların ülke turizmimize katkılarını asla yadsıyamayız. Ancak onların mesleği ayrı bir meslek, rehberlik mesleği ayrı bir meslek ve bizim meslektaşlarımız arasında çok kıymetli sanat tarihçilerimiz, arkeologlarımız var. 100 saatlik programdan değil de diğer öğrenciler ve rehber olanlar gibi olması geren programda en azından yüksek lisans programlarından mezun olup da aramıza katılmaları bizim hoşumuza gider. Onların da meslektaşımız olmasını tabii ki isteriz. Ancak basit programlar ile değil, rehberliğin meslek olduğunu ve bu mesleğin edinilmesi gereken koşulları bir öğretim-eğitim disiplinin de almalarını ondan sonra aramıza katılmalarını daha uygun buluyoruz. Bunun dışında bir de rehber olma koşulları arasından yabancı dil bilmenin kaldırılması gibi bir durum söz konusu. Buna argüman olarak yurttaşlarımızın yurt içindeki gezilerde yabancı dil bilen rehbere ihtiyacı olmadığı gibi bir sav öne sürülüyor ancak biz zaten kendimiz yabancı dil bilen rehberler aynı zamanda kendi dilimizde de severek yurttaşlarımıza rehberlik yapıyoruz. Mesleğe kabul koşulları arasından yabancı dil bilmenin kaldırılması mesleğe kabul koşulları arasından bir niteliğin eksiltilmesi demek oluyor. Biz de rehber meslek örgütü temsilcileri olarak mesleğimizin niteliğinin eksiltilmesine karşıyız buna itirazımız var. İlgililerden ricamız mesleğe kabul koşulları arasından en az bir yabancı dil bilme koşulunun kaldırılmaması” diye konuştu.

NEVŞEHİR’DEN DE TEPKİ GELDİ

Nevşehir Turist Rehberleri Odası (NERO) üyeleri de, turist rehberleri ve seyahat acentelerine ilişkin düzenlemeleri içeren Turist Rehberliği Meslek Kanunu ile Seyahat Acentaları ve Seyahat Acentaları Birliği Kanunu’nda değişiklik yapılmasına dair kanun teklifine yönelik tepki göstermek için basın açıklaması yaptı. NERO Başkanı Özay Onur, “Bir dilin insana kattığı bilgi birikimiyle ülkemizi hep en iyi şekilde tanıttık. Ancak mevcut taslak bizlerin mesleğimizi icra etmemize engel olmaktadır. TBMM Başkanlığı’na sunulan yeni düzenlemeyle rehberlik mesleği birçok farklı lisans mezunlarına açılarak, Türkçe rehberlik adı altında büyük bir işsiz ordusu oluşturulacaktır” dedi.

Nevşehir Valiliği önünde düzenlenen basın açıklamasına NERO Başkanı Özay Onur ve turist rehberleri katıldı. Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne (TBMM) sunulan, Turist Rehberliği Meslek Kanunu ile Seyahat Acentaları ve Seyahat Acentaları Birliği Kanunu’nda değişiklik yapılmasına dair kanun teklifine tepki olarak getirilen tabutun üzerine karanfiller bırakıldı. NERO Başkanı Özay, “6326 sayılı meslek yasamız rehberleri koruyan, biz kültür elçilerinin haklarını savunan bir yasayken şu anda meclis komisyonuna yeni getirilen yasa taslağı ile tam anlamıyla rehber karşıtı bir yaklaşım ve rehbersiz bir turizm sektörü inşa etme çabası görülmektedir. Biz turist rehberleri Osmanlı İmparatorluğu’ndan bu yana ülkemizi ziyaret eden yerli ve yabancı misafirlere ülkemizin tanıtılması için canla başla çalışmaktayız. Her zaman yabancı dil bilme şartı bu tarihsel süreçte talep edilmiştir. Bir dilin insana kattığı bilgi birikimiyle ülkemizi hep en iyi şekilde tanıttık. Ancak mevcut taslak bizlerin mesleğimizi icra etmemize engel olmaktadır. TBMM Başkanlığı’na sunulan yeni düzenlemeyle rehberlik mesleği birçok farklı lisans mezunlarına açılarak, Türkçe rehberlik adı altında büyük bir işsiz ordusu oluşturulacaktır. Bugün zaten yaklaşık 14 bin Türkçe konuşan ve en az 1 yabancı dil bilen turist rehberi bulunmaktayken, sektörel gerçeklerle çatışan bir istihdam algısı oluşturulmaktadır. Büyük acentelerin baskısıyla sözde rehber bulunamıyor söylemi piyasaya servis edilmiştir. Ülkemizde hem Türkçe gruplara hem de yabancı gruplara yetecek kadar turist rehberi bulunmaktadır” diye konuştu.

‘BU YASA TASARISINA ‘DUR’ DEMEK İSTİYORUZ’

Özay, sözlerine şöyle devam etti:

“Profesyonel turist rehberleri için koyulmaya çalışılan ek kurallar, sanki biz istediğimiz turu yapıyormuşuz algısı yaratmaktadır. Rehber acente tarafından yazılan tur programını yapmakla yükümlüdür. Bu yıllardır hiç değişmemiştir. Rehber ve acente hep birlikte çalışmış ve birlikte kazanmıştır. Mevcut yasada da bu gayet açık bir şekilde belirtilmektedir. Ancak yeni yasada rehber sadece alışveriş yerine götürüyormuş algısı yaratmak bizi derinden üzmüştür. Halihazırda üniversitelerde açılmış onlarca programın verdiği dil bilmeyen mezunlar bir anda mesleğe girerek sektörde yıllarca verilen emek sonucu oluşan kaliteyi olumsuz yönde etkileyeceklerdir. Biz rehberler, şimdi haksız ithamlarla mesleğimizi itibarsızlaştırmak isteyen bu yasa tasarısına ‘dur’ demek istiyoruz.”

ADRO ESKİ BAŞKANI: “OLMAMALI”

Adana Bölgesel Turist Rehberleri Odası (ADRO) Eski Başkanı İsa Akdağ, Turist Rehberliği’nin 6326 Sayılı Kanunla hem sınırları çizilmiş, hem de yabancı dil esasına dayalı bir meslek olduğunu belirterek, ‘’Bu nedenle Türkçe rehberlik olmamalı’’ dedi.

Akdağ, yaptığı açıklamada, Türkiye’de yaklaşık 13 bine yakın anadili Türkçe olan, donanımlı, entellektüel ve en az bir yabancı dil bilen turist rehberlerinin bulunduğunu söyledi. Akdağ, şunları kaydetti:

”Turist Rehberliği 6326 Sayılı kanunla hem tanımı, hem de sınırları çizilmiş olup, yabancı dil esasına dayalı bir meslektir. Dünyanın hiç bir yerinde, yabancı dil bilmeden rehber olunmuyor. Son zamanlarda, sıradan bir iş yerine eleman alırken bile dil soruluyorken, ülke tanıtımı gibi, hasasiyet  gerektiren bir meslek için bu gerekliliğin gereksizliğini düşünen turizm zihniyetine şaşıyorum. Ülke olarak; bu mesleğin çıtasını düşürmek bir yana, bana göre tam aksine, globalleşen dünya şartlarında, çıtasını daha da yükseltmemiz lazım.

İster yerli ister yabancı turist, gittiği yer hakkında hiç bir bilgisi veya fikri olmayan kişi demektir. Buna göre, turistler (yerli veya yabancı) otobüs seyahatleri boyunca, otobüs içerisinde herhangi bir rehberlik hizmeti almayacaklar anlamına geliyor. Acenteler, rehberi egale etmek, ve maliyetleri düşürmek için, turun başına bir acenta görevlisini görevlendirecek eğitimi olmayan, yalan yanlış bilgiler aktarılacak.  Hatta Arap ve yabancı kökenli acentelerimiz ülkemizin Milli değerlerini bilmeyen ülke hassasiyetlerini tanımayan, atalarımızı ve kültürümüzü kötüleyen kırık dökük Türkçe ile Suriyeli grup liderlerini araç başına koyup transfer adı altında turlar düzenlemeye başlayacak. Bu da ülkemiz için çok daha vahim sonuçlar doğuracaktır.

REHBER OTOBÜSTEN İNERSE TURLAR DÜĞÜN EĞLENCELERİNE DÖNER

”Rehberin görevi sadece tura liderlik yapmak değildir’’ diyen Akdağ, ‘’Aynı zamanda turist rehberliğinin parçası olan yollarda yapılan yerli veya yabancı turistin kendi dilinde anlatan kişidir. Ülkemizim coğrafyası  büyüktür, Anadolu turlarında rotalar uzun, ülkemiz  tarih, kültür, sanat ve tabiat ile dolu dolu olan bir hazinedir. Otobüslü turlar da, bu kültür hazinesini misafirlere aktarmak için en uygun sahnedir. Siz rehberi araçtan indirirseniz bu iş gelin almaya giden kına ve düğün eğlencelerine dönüştürmüş olursunuz.

Evet;  rehber ören yerinde, eski medeniyetleri, Roma’yı,Bizans’ı, Hitit,’i anlatır ama otobüs sahnesinde ise Türkiye’yi, Türk Gelenek ve göreneklerini, Kültürümüzü, Coğrafyamızı, iklimimizi, bitki örtümüzü anlatıyor.

Rehber, yol boyunca ülkenin tarihinden, gelenek göreneklerine, tarımından, ekonomisine hemen her konuyu detaylı bir şekilde misafirlere bilgi aktarır. Misafirlerden gelen meraklı soruları bilgi ve birikimi ile harmanlayıp cevaplayarak, misafirlerin gözünde  ve zihninde unutulmaz bir Türkiye resminin oluşmasını sağlar.

Yorum Yaz