ÖZEL HABER_ TAMER CİVELEK : “HER OTELE LAZIM MÜŞTERİ”

Turizm Röportajları 6 Haziran, 12:46'de eklendi

ÖZEL HABER- SABRİYE ÇAY

Tamer Civelek, Facebook’taki TURİZMCİNİN ANILARI GRUBU’NUN Kurucusu. Şuan 17.000 kişi bu grubu takip ediyor. Bu yıl İstanbul’da kendisi ile tanıştım ve hoş bir sohbete başladık. Civelek’in grubu kitaba dönüştüreceğini öğrendim.  Sohbet koyulaştıkça, Civelek’in turizm gibi yoğun bir iş temposu içerisinde kendine vakit ayırmayı başaran takdire şayan insanlardan birisi olduğu ortaya çıktı. Civelek’in çok yönlü hayatında neler var derseniz; Radyo spikerliği, seslendirme, tiyatro oyunculuğu, kitap yazarlığı ve son olarak da şiir ile başlayan macerasının söz yazarlığına dönüştüğünü duyunca  “On parmağınızda, on marifet  ” demekten kendimi alamadım.tamer (2)

Turizme gönül vermiş çalışkan bir turizmci ve bir o kadar da renkli kişiliği ile hobilerinden vazgeçmeyen Tamer Civelek ile keyifli bir sohbet gerçekleştirdik.   İşte o keyifli röportajın detayları…

TAMER CİVELEK- TURİZM ANILARI GRUBU KURUCUSU

Kısaca sizi tanıyabilir miyiz?

1976 Zonguldak doğumluyum. Anadolu Üniversitesi Halkla İlişkiler Bölümü’nde okudum. Öğrenmeyi ve öğrendiklerimi paylaşmayı seven bir kişiliğim vardır. Yeniliklere her zaman açık olmuşumdur. Yeni insanlarla tanışmak, yeni yerler keşfetmek, yeni kültürler tanımak,  yeni tatlar denemek hep ilgimi çekmiştir. Karakterimle örtüşen en doğru mesleği seçmiş olduğuma inanıyorum.

Turizm hayatınız nerede, ne zaman başladı, şimdi nerede görev yapıyorsunuz?

Lise yıllarından beri turizm hep ilgimi çeken bir meslek olmuştu, liseden sonra Milli Eğitim Bakanlığı’nın Turizm Eğitim Merkezi sertifika programlarına katıldım. Ön Büro Bölümü’nü bitirdim. Daha sonrasında üniversitede turizmi en tamamlayıcı branş olarak gördüğüm Halkla İlişkiler Bölümü’nü okudum. 1997 yılında Bodrum Club Dedeman Oteli’nde Bellboy olarak staja başladım. 8 yıllık Bodrum tecrübemde bellboy, resepsiyonistlik, ön büro şefliği,  rezervasyon şefliği ve satış yetkilisi pozisyonlarında çalıştım. Bodrum’da son 4 yılım The Marmara Bodrum bünyesinde geçti. 2005 yılında The Marmara İstanbul bünyesine geçerek İstanbul kariyerime ilk adımımı atmış oldum. Çalıştığım işletmeler ve yöneticiler bazında kendimi şanslı hissediyorum. Her zaman kurumsal kimliğine önem veren firmalar ile çalışmayı tercih ettim. Stajyerliğimden başlayarak bu güne kadar çalıştığım yöneticilerim de hep bilgileri ve yönetim şekilleri ile bana örnek olan değerli isimler olmuşlardır. İstanbul kariyerim boyunca Acenta Satış Müdürlüğü, Grup Satış Müdürlüğü, Satış ve Pazarlama Müdürlüğü pozisyonlarında görev aldım. Şuan da kurumsal kimliğinin yanı sıra deneyimli ve sektörün önde gelen isimlerini bünyesine katmış olan İlbak Holding’in ilk oteli olma özelliğine de sahip Ramada Plaza Tekstilkent’te MICE Satış Müdürü olarak görev yapmaktayım.

Facebook’ta turizmcinin anıları adlı sayfanın kurucusu olduğunuzu biliyoruz. Bu sayfayı kurma fikri nereden ortaya çıktı? Şuan kaç kişi takip ediyor?

2011 yılında Kurban Bayramı arifesinde evde bilgisayar karşısında vakit geçirirken facebook sayfamı açtım. Arkadaşlarımdan gelen grup talepleri ilgimi çekmişti. “Grup nasıl kurulur, amaçları nedir?” diye düşünmeye başladım. Daha önce sosyal medyada hiç grup kurmamıştım.  “Ben bir grup kursam ne olurdu?” diye düşündüm. Turizmciyim mutlaka mesleğimle alakalı olmalıydı, derken tanıştığım yeni insanlara mesleğimi söylediğim zaman ki tepkileri aklıma geldi. “ Siz turizmcilerin ne anıları oluyordur, her milletten insanlarla tanışıyorsunuz, dünyayı geziyorsunuz” Bunun üzerine ilk denemem olan grubun ismini “Turizmcinin Anıları” koydum. Önce arkadaşlarımı davet ettim. 30 -40 kişi oldu. Derken anılar paylaşılmaya başlandı. Yeni üyeler eklendi. Şuanda yaklaşık 17.000 kişi üyesi olan bir grup haline geldi.

Turizmcinin Anıları Grubu’nu kurmamın asıl amacı; meslektaşlarımın başından geçen komik, zaman zamanda trajikomik anıları birbirleriyle paylaşmaları, karşılaştıkları durumlarda verilen tepkileri görmeleri, kendilerin başına aynı olay gelse nasıl davranırlardı düşünmelerini sağlamaktı. Aldığım güzel yorumlarla da doğru bir iş yaptığımı anlıyorum.

Turizmcinin anıları sayfasını kitap haline getirme projenizden bahseder misiniz? Şuan hangi aşamada, kitabınızı okuyucularla ne zaman paylaşacaksınız?

Turizmcinin Anıları Grubu, yeni katılan üyelerle beraber büyümeye ve sinerjisi gittikçe güçlenmeye başlayan bir grup haline geldi. 2012 yılının sonlarına doğru İstanbul’da bir tanışma partisi düzenledim. Grup üyelerinden kitap yapma fikirleri geldi. Bana göre henüz erkendi. Yeni üyeler eklendikçe birbirinden güzel anılarda ekleniyordu. Zamanla bu fikir benim aklımda da netleşmeye başladı.  Grubun kontrolünü sağlamak, sinerjiyi hep üste tutmak adına gruba birbirinden değerli 3 turizmci arkadaşımı da yönetici yaptım. Onlarla da bu konuyu paylaştım. Hepimiz sıcak bakıyorduk kitap çıkartma düşüncesine, ancak kitap çıkartmak bu kadar kolay olmamalıydı. Önce birkaç profesyonelden fikirler aldım.  Gerekli olan prosedürleri araştırdım. Kafamızda konuyu netleştirince işin en zor kısmına geldik. Kitapta yer alacak olan anıları belirlemeye. Diğer yönetici arkadaşlarımla beraber şuanda anıları değerlendirerek belirliyoruz. Henüz kitabın çıkış tarihi hakkında net bir bilgi veremiyorum, ama çok ilgi uyandıracak bir nevi başucu kitabı haline gelecek bir eser ortaya çıkacağından eminim.

Turizm anıları sayfasına yazılan ve aklınızda kalan en ilginç anılardan bir kaçını bizimle paylaşır mısınız?

Turizmcinin Anıları Grubu’na yazılan birkaç anı: (Sayfada yazılan şekli ile)

1-Otellerin servis kalitelerini yükseltmek için genel kullandıkları bir yöntem olan misafir anketleri bizim otelde de bulunuyordu. Birçok internet sitesi artık bu anketlerin görevini üstlendiği için misafirler genelde pek bu formları doldurmayı tercih etmezler. Her gün c/out eden odalardan doldurulmuş olan anket formları H/K görevlileri tarafından alınarak GR departmanına teslim edilir. Ankette yazılanlar doğrultusunda ilgili departmanlara bilgi verilir. Ancak bir form öyle ilgimizi çekti ki ne yapmamız gerektiğini biraz düşündük. Sonra sadece gülmemiz gerektiğine karar verdik. Oldukça espri anlayışı yüksek bir misafirimiz anketteki “Otelimizde en iyi servisi nereden aldınız” sorusuna verdiği yanıt; MY WIFE J

2- Günün birinde otelde Kıbrıslı Türk bir grup kalıyor. Odalardan birisinin ertesi gün odasını değiştirmesi gerekti. Sabah 10 gibi misafir aranıyor, oda değişiminin yapılacağı bildiriliyor. Uzun bir süre misafir gelmiyor. Arkadaşlar bana haber verdi. En sonunda ben aradım. “ Beyefendi diğer odanız hazır yaklaşık 2 saattir sizi bekliyoruz. Hazırsanız arkadaşlar eşyalarınızı alıp odanızı değiştirsinler“ adamdan gelen cevap: Hanımefendi az kaldı. Odayı temizledik, banyoyu yıkayıp çıkıyoruz”. İşte koptuğum anlardan biri… Her otele lazım müşteri J

Turizmci olmak sizce ne demek, birkaç cümle ile bize tarif eder misiniz?

Turizmci olmak bana göre kültür elçisi olmak demektir. Birçok milletten her sektörden insanlar ile tanışıyorsunuz, sıcak ilişkiler kuruyorsunuz. Bize düşen en güzel görev bilgi ve becerilerimiz ile ülkemizi en iyi şekilde tanıtmak, hizmet sektörün verdiği kültür ile Türk misafirperverliğini birleştirmektir. Turizm gönülden yapılması gereken bir meslektir. Bilgi donanımı gerektirir, sabır gerektirir, her şeyden önemlisi içten gelen bir gülümseme gerektirir.

“ZAMAN KAVRAMI KAYBOLUYOR”

Turizmciler çok yoğundur, özel hayatlarına vakit kalmaz kanısını yıkan bir isim olarak seslendirme ve tiyatro ile ilgilendiğinizi biliyoruz.  İş ve sosyal yaşam dengesini nasıl kuruyorsunuz?

İlkokul yıllarında okul tiyatrosu ile başlayan tecrübem ortaokul ve lise yıllarında da devam etti. Sonrasında tiyatro hayatım Türkiye’nin önemli tiyatrocularından ders alarak devam etti, ancak profesyonel anlamda tiyatroya maalesef devam edemedim. Amatör ruhum hala beni canlı tutuyor. 17 yaşında Zonguldak’ta amatör olarak radyoda spikerlik yapmaya başladım. Zonguldak FM ve Zonguldak Best FM’ de program sunuculuğu yaptım, sonra TRT’den diksiyon dersleri alarak devam ettim. Turizm hayatımla beraber Bodrum’da Bodrum FM’de haber spikerliği yapmaya başladım. Bazen 10-12 saatlik mesaimden sonra koşa koşa radyoya giderek haberleri sunduğumu hatırlarım. İnsan gönül verdiği sevdiği işi yaptıkça zaman kavramı kayboluyor. İstanbul’a geldiğimde dublaj sektörün ünlü isimleri ile tanıştım. Onlardan ders almaya başladım. Ancak dublajın gerçekten ciddiye alınması gereken bir sektör olduğunu fark ettim. Bu bağlamda hala eğitimim devam etmektedir. İş hayatınızı ve özel hayatınızı dengelemeniz sizin kaliteli yaşam standardınızı pozitif olarak etkilemektedir. Eğer yapmaktan zevk aldığınız hobileriniz olursa mutlaka zaman yaratıyorsunuz.

Son olarak eklemek istediğiniz bir şey var mı?

Benim hayat felsefem de “Keşke” dememek vardır.  Yapmaktan keyif aldığım işleri ertelemek istemem. Denerim eğer gerçekten bana uygun ve hakkıyla yapabiliyorsam hayatıma katarım.  Yakın bir zamanda yeni bir tecrübe edindim. Zaman zaman yazdığım şiirlerim vardır. Değerli bir sanatçı arkadaşım yeni çıkartacağı albüm için benden şiirlerimi talep etmişti. İçlerinden bir tanesini yeni albümünde kullanmaya karar verdi. Sanırım bir de söz yazarlığına el atmış oldum. Önümüzdeki yıl çıkacak olan albümü ben de sabırsızlıkla bekliyorum.

Son olarak söylemek istediğim hayata kara gözlüklerle değil de gülen yüzlerle bakmaktır. Acaba ya da keşkelerle hayatı ertelemeyelim.

Yorumlar

Henüz hiç yorum yapılmamış.