We-Flytour-GM-Banner-Animation
atf_banner-02
Anasayfa Sektörel Haberler Hüseyin Baraner yazdı… “Tatilcilerin ruh hali, 2024 satışlarını nasıl etkileyecek?”

Hüseyin Baraner yazdı… “Tatilcilerin ruh hali, 2024 satışlarını nasıl etkileyecek?”

GM TURİZM VE YÖNETİM DERGİSİ

Türkiye’nin ilk ve tek Turizm ve Yönetim Dergisi GM (General Management)’ın geçmişi, online portalımız öncesinde 17 yılla dayanmaktadır. Yayın hayatına 2004 yılında başlayan GM, günümüze kadar varlığını sürdürmektedir.

2024 küresel turizm yılı için beklentiler yüksek ancak haberler pek iyi değil:

TV prime time haberleri, gazete manşetleri İsrail, Filistin, Ukrayna, Afganistan ve birçok başka yerde acı çeken insanların resimleriyle dolu. Bu görüntüler potansiyel müşterilerimizin tatil havasına girmesine yardımcı olmuyor.

Yine de, küresel seyahat ve turizm hızla toparlanıyor. 2023 yılı için uluslararası hava yolcu sayısının 2019 seviyesinin %95’ine ulaşması bekleniyor.

Öncelikle hemen şu tespiti yapalım: Dünyada son yıllarda devamlı artan şiddet olayları tatilcileri etkiledi. Bu durum karşısında kafaları karışan, hatta bazı paradigmalardan vazgeçen tatilcilerin büyük bir bıkkınlık, umursamama ve kayıtsızlık sürecine girdiğini görüyoruz.

Son yıllarda seyahat eden insanların, tatil yaptıkları ülkelerin siyasetini pek önemsememe eğilimine girmiş olmaları dünyadaki turizm hareketlerini belirleyen önemli faktörlerden biri haline geldi. Tatilcilerin 2024 ruh hali, gerçekten de gelecek sezonu etkileyecek bir dalga oluşturuyor.

Tatilciler artık tatil yaptıkları ülkelerin siyasi durumunu eskisi kadar önemsemiyorlar. Siyasi istikrar ve politik durum gibi faktörler eskiden turistik destinasyon seçiminde önemli bir rol oynarken, günümüzde tatilciler genellikle sadece keyifli bir deneyim arıyorlar. Avrupalıların demokratik politikaya olan güveninin sarsıldığını ve birçok kurumun güvensizlikle karşı karşıya olduğunu açıkça gözlemliyoruz. Bu durum, tatilcilerin ruh hali üzerinde önemli bir etkiye sahip. Güvenin sarsıldığı bir dönemde olduğumuzu kabul etmek zorundayız. Tatilcilerin büyük bir bıkkınlık, umursamama ve kayıtsızlık sürecine girdiğini görüyoruz.

Avrupalıların kendi ülkelerindeki demokratik politikaya olan güveni tam anlamıyla sarsılmış durumda. Daha önce güvenin temelini oluşturan kurumlar, bugün birçok kişi tarafından sorgulanmaktadır. Ancak bu durum yalnızca siyasetle sınırlı değil; büyük şirketler, medya ve hatta bilime olan güven de derinden etkilenmiştir. Pandeminin yarattığı kaos, Rusya’nın Ukrayna’yı işgali ve Avrupa’nın içindeki savaş gibi olaylar ise bu güvensizlik eğilimini daha da derinleştirmiştir. Küresel algı operasyonlarının yoğunluğu, uluslararası medyanın taraf tutması, internette yayılan kaynağı ve doğruluğu kanıtlanmamış milyarlarca yalan ve yanlış haber, karartma ve karalamaların yarattığı güvensizlik kişisel ilişkilere kadar yayılmış ve hatta en samimi dostluklarda bile çatlaklar yaratmıştır. Derken aniden bir sabah beklenmedik bir şekilde İsrail-Filistin hattındaki insanlık dışı manzaraların çerçevesinde bebeklerin, çocukların, yaşlıların ölümleri; insanlık dışı karşılıklı saldırıların yarattığı küresel gerginlik insanları son haftalarda yine kayıtsız kalmak, umursamamak ve tanık olmak istememe moduna sokup insanları iç dünyalarına kilitlemiştir.

Böyle bir ruh haline sahip bir müşteri profilinde 2024 için nasıl bir tatil çağrısı yapacağız?

İnsanlar kendine döndü. Kendi sağlıklarını ve zindeliklerini önemsiyorlar. Bu özel süreçte tatilciler özellikle spor, müzik etkinlikleri, wellness, fitness gibi aktivitelere yönelmektedir.

İsimsiz, iddiasız ve sadece gerçekçi ve saf bir yaklaşım, gereksiz abartılı sloganlar ve görsellerden daha etkileyici olacaktır.

Şimdi iyi haberi verelim:

İnsanlar tatillerinden vazgeçmeme eğilimindeler. Tam da bu noktada, Türkiye’nin 2024 yılında turistlerin ilgisini çekecek ve her anlamda güven veren bir destinasyon olarak pozisyonunu belirlemesi gerekmektedir. Türkiye, turistler için popüler bir destinasyon olmaya devam edecektir. Türkiye’nin eşsiz plajları, tarihi kalıntıları, lezzetli mutfağı ve misafirperver insanları, tatilcilerin tercih nedenleri arasında önemli bir rol oynamaya devam edecektir. Ancak, sadece bu faktörler tatilcileri etkilemek için yeterli olmayabilir. Turizm sektöründeki gücümüzü artırmak ve toplumların zorlu günlerinde ruh ve bedeni dinlendirmek için ülkemizdeki ürünlerinin bu konuda uygunluğu ve yüksek hizmet anlayışının birebir tanıtımı için etkin lobi faaliyetlerine odaklanarak ülkemizin yumuşak gücünü daha da artıracağımızı düşünüyorum.

Hüseyin Baraner
Dünya Kardeş Kentler Turizm Birliği Genel Sekreteri

Yorum Yaz