FERİT TURGUT : “BİNDİĞİMİZ DAL OLMADI Kİ KESELİM”

Güncel, Sektörel Haberler, slide 24 Ekim, 12:20'de eklendi

Kesit Travel  Yöneticisi FERİT TURGUT, Hıncal Uluç’un “Turizmciler bindiği dalı kesiyor” yazısına bir mektup ile yanıt verdi.  İşte o yazıyı sizlerle paylaşıyoruz.

ferit_turgut

 

 

Bindiğimiz hiçbir dal olmadı ki keselim.

Sevgili Hıncal Abi,

22 ekim tarihli Sabah Gazetesi’ndeki yazınızı okudum.

Öncelikle siz o mihmandarın söylediklerini doğru kabul etmeyin. Siz gazetecisiniz biraz araştırın.

Bugüne kadar gelen turizm,  bir kütüphane dolusu kitap yazacak kadar tecrübe, deneme-yanılma, çok acı kayıplar ve çok güzel projelerle gelmiştir.

1-      Antalya’da kimse diğer tesisi kıskanmaz. Gelir gider inceler piyasası varsa daha güzelini yapar. Antalya’da bir turistin fazla gelmesine sebep olan ne varsa takdir edilir.

2-      HER ŞEY DAHİL sistemi bir sonuçtur. 90 lı yıllarda yarım pansiyon veya oda-kahvaltı turizm yapılırken milyonluk tesislerin yanına yapılan barakalarda satılan yiyecek içecek hijyeni problemini çözmüştür. Turist zehirlendiğinde sebebi veya sorumlusu otel veya tur operatörü olurdu. Gelen turist bakkalda 1 lira olan şeye otelde servis verilmiş haliyle 3 lira 5 lira ödemek istemezdi. Çıkış günü hesap kavgaları olurdu, sorumlu otel veya tur operatörü olur, faturası kesilirdi. 90 lı yıllarda bizler, her 100 dönen müşteriden 50 sinden reklamasyon-şikayet mektubu alır, mahkemelik olurduk. Müşteri-otel-operatör hangisi baskınsa diğerinden tazmin ederdi. Bunun gibi yaklaşık 1 kitap dolusu problemi HER ŞEY DAHİL sistemi çözmüştür. Bugün dönen müşteriden reklamasyon oranı binde 1 lerin altındadır. Ülkelerine çok da memnun dönmektedirler.

3-      HER ŞEY DAHİL sisteminde müşteri zaten yiyecek ve içecek farkı önceden öder.

4-      Akdeniz Üniversitesi bu konuyla ilgili çalışma yapmıştır. Dönen her müşteriyle havalimanında anket doldurmuştur. Sonuç yüzde 98+ memnuniyettir. Detay bilgileri okul ve sektörü iç içe kaynaştırma çabasındaki sevgili Prof Dr AKIN AKSU dekanımızdan alınız.

5-      Ticaret olarak arz talep dengesine bakarsanız, oda-kahvaltı veya yarım pansiyon turizme talep yok ki biz arz edelim. Resort bölgelerinde en son iki yıl önce 1 veya 2 otel arz etti. Talep görmedi, doluluk sağlayamadılar. Onlar da HER ŞEY DAHİL sistemine döndü. Demek ki müşteri tercih etmiyor.

6-      Sizin dediğiniz turizm için bölgemize yıllık talep yanılmıyorsam 50-100 bin seviyelerinde kalır. O müşteri de 1-2-3 günlük ticari müşteridir, satmak için veya almak için gelirler ve giderler. Her Şey Dahil Sistemindeki müşteriler gibi 7-10-15 gün kalamazlar. Gelirler mihmandarlarından bilgileri doğru ya da yanlış alırlar ve gider. Allah bilir para de ödemezler.

7-      Başta Antalya kentlerimiz turistik, gezilesi değildir. Antalya’yı şehir olarak dolaşırsanız Anten-Klima-Balkondan sarkan kablo, cadde sokak kaldırımları ve bankları pis bir şehridir. Saat kulesine bakın harikadır, dönüp arkanıza bakarsanız rezalettir. Galiba mihmandarınız sizi hiç oraları gezdirmedi.

8-      Şehrimizde (diğer bölge şehirleri de buna dahil) özellikle 90 yıllarda yankesicilik, kapkaççılık, dolandırıcılık, taciz had safhada idi. Şehir turu yapan seyahat organizatörleri, grubun yarısından şikâyet alırlardı. Kimi bi tıraşa 100 mark vermiş, kimi çakma markalı tişörte 200 mark vermiş, kimi zehirlenmiş, kimi ayakkabısını boyatırken cinsel tacize uğramıştır. Dilenci şehridir Antalya, turistleri para vermeleri konusunda taciz ederler. Bunların hiçbirine çarpılmayanlar ise yaya geçidinde yayanın öncelikli olduğu kuralını bilmeyen bütün sürücülerimizden mutlaka birine çarpılırlar. Velhasıl turlar mutlaka ya karakolda va da hastanede biter. Bu sorunların daha bir çoğu hala günceldir. Daha sorumluların bulunup yakalanıp uzaklaştırıldıkları veya ceza aldıkları görülmemiştir.

9-      Sen de kızma ama turistin otelden uzaklaşması demek bizler için sorun yumağıdır. Aslında turistin çıkması istenir bilir misin? Turist otelinden çıkarsa bir otel kazanır –daha az yenir içilir- iki seyahat organizatörü kazanır – bir bedel ödeyip tur alır- üç esnaf kazanır, dört şehir kazanır.

10-   Bütün yukarıdaki sorun yumağı ile uğraşmamak için otel ve seyahat organizatörü bilinenin aksine bir bedel öder.

11-   Aspendos gibi daha bir çok etkinlik ve festivaller vardır Antalya’da. Kamu izin verir veya organize eder. Hıncal abi biz kimseye anlatamadık bari sen anla. Bizim kamu kurumlarımız 1-2 ay evvel izin verir biliyor musun? Hiç daha bir yıl önce hangi program nerede var kim gelir kim gider tarih yazmış değildir ki belli olsun. Bu arada buraya gelmiş, denize gitmeyi planlamış müşteriyi geldiği gün otel lobisinde gördüğü pankartla konsere, festivale götüremezsiniz, gitmezler.

12-   Şunu bilin, bir müşteri otele veya seyahat organizatörüne gidip ben bu konsere bu festivale gideceğim dediyse, götürülmüştür. Sorun festival veya konserlerin, bir yıl önce tatilini planlayan tatilcilere hitap etmemesidir.

13-   Sillyon antik kenti çalı çırpı dolu olup tur sonunda ya tişörtünüz tel kaçırır veya vücudunuzu diken çizer veya kanar. Dünyada müzecilik böyle değildir. Bir imar düzenleme restorasyon yapılır, önce göze hitap eder. Sonra söze hitap eder.

14-   Şunu unutmayın, müşteri gelmiş dönecek otobüste, ahh ben Antalya’ya da gitmemiştim, vaayyy ben aspendosu göremedim, durdurun arabayı, tüh yaaa müzeyi de göremedim diyen yoktur.

15-   Berlin Bergama Müzesini her yıl 1,5 milyon ziyaretçi ziyarete giderken, Antalya’daki tüm ören yerlerine tüm hepsinin toplamı 500 bin kişinin ziyaret ettiğini unutmayın.

16-   Bizdeki ören yerlerinin fiyatlarının yılın bir gününde bir gün önce değiştiğini karar verildiği ve yayınlandığını, bir yıl önce plan yapanların tur organizatörlerinin cebinden paraların zorla çalındığını unutmayın.

17-   Biz yıkık kentleri 50 100 yıldır yıkık bırakılmış, üstüne 50-100 lira vermiş, tarihi lahittin üstüne “işeyen eşektir” yazılmış tarihi eserleri ziyaret ettiriyorsak önce taktir almalıyız.

18-   Al sana rafting yazmışsın, bir yılda bir milyon turist geliyor raftinge. Şimdi o rafting suyunu önüne HES yapıp kesecekler. Bundan sonra…  nah sana rafting!

Senin mihmandar seni hep 7 Mehmet’e götürmüş galiba, orası protokol mekânıdır, faturayı ya belediye ya valilik öder. Oysa çok daha güzel mekân ve farklı tatlar var Antalya’mızda. Reklam olur buradan isim vermeyelim. 7 Mehmet yemek turuna da öyle sandığınız gibi 1 otobüs turist bulamazsınız, kimse gelmez. Yemek yeseler, hesabı yemezler.

İşte turizm böyle gönüllü kişilerin mucizeleri ile, yaşayarak, kazanarak, kaybederek yapılıyor.

Yukarıda da gördüğünüz üzere, hep bir fazla turist üretmek için mücadele yarış ve özveri varken, ürettiğimiz döviz sadece ülkemizde kalırken, bizim bindiğimiz hiçbir dal olmadı. ki biz bu dalı keselim.

Hep bize binip, hep bizi kestiler, kesiyorlar.

Yorumlar

Yazıya 1 yorum yapılmış. Sen de fikrini paylaş!

MUHARREM ÇÖTOK 24 Ekim 2016

helal olsun ferit abi daha yazılacak söylenilecek çok şey varda
en azından bir kısmını dile getirmişsin teşekkür ederiz.