ERKUT ÖZEN- NEREDE TAKILIP KALIYORUZ ?

GM GEZİ REHBERİ, TURİZM YAZARLARI 16 Kasım, 17:53'de eklendi

215975_10151370322240485_998524356_n

ERKUT ÖZEN

Son 15-20 yıldır duyduğum ve bu kadar uzun yıllar duyduğumdan olsa gerek, içimde artık o ilk duyduğum anlardaki heyecanı yaratmayan “Dünya değişiyor” uyarısı hala öyle hızlı bir hareket yaratıyor ki, artık öngörüler hatta planlamalar turizmin duayenleri sayılan kişilerin ve sektörün önde gelen oyuncularını ters köşeye yatırıp duruyor.

Aslında “e-ticaret” hayata geçtiğinden beri, bu yeni sistemin gerektirdiği bütün enstrümanları olağanüstü olarak tanımlayabileceğimiz bir inovasyon ve uyum süreciyle en iyi kullanan sektörlerin başında turizm geliyor. Bu elbette harika bir şey gibi görünüyor. Öyle ki; kimi zaman çok hızlı gerçekleşen değişimlerin bu süreç içerisinde fütürist fikirleri geride bıraktığına çok kez tanık olduk.

Bu “Yeni Dönem”in başlangıcında öncelikle dünya devi olarak tanımlayabileceğimiz şirketler, önce uzun vadeli planlamalar ve büyük yatırımlar ile sektörü yönlendirmeye başladılar. Ancak sonrasında zamanla yatırımların büyüklüğünden çok, güncel olmanın gerekliliği ve bunun getirdiği hız, maliyetleri düşürmek ve kullanıcı dostu olup en kolay yoldan misafire ulaşmanın çok daha önemli bir hal alması, bunu zamanlamayı iyi kullanabilen ve belki de biraz da şanslı olan yeni oyuncuları ortaya çıkardı. Bu gelişmelerin, çok değil sadece birkaç adım gerisinde kalanlar ise planladıklarından çok daha fazla şeyler kaybetti. Değişim ve gelişmeleri öngören ve buradan gelecek verimi tahmin edebilen bir çok şirket ve kurum, tüm bunlara rağmen gerekli olan stratejik planlama ve yatırımları çok küçük maliyetleri bahane ederek kendi iç yapılarında çözme yoluna gidince belirli hayal kırıklıkları yaşadı. Bir dönemler en önemsiz gözüken ama yine de herkesin bir şekilde varolmaya çalıştığı sosyal medya yönetimleri bile, facebook, twitter ve instagram gibi araçlarda “kişisel paylaşımlar” kısırlığını aşamadı. Sosyal medya yönetimi ile e-ticaret bağını çözemeyen zamanlar kaybedilip “Onlar için ben de (veya bizim oğlan-kız da) fotoğraf çekip paylaşıyor” düşüncesi neredeyse bir strateji oldu.

Seyahat sektörü aslında aynı yere bakan insanların (veya kurumların) fazlasıyla yanyana toplandığı bir alan.Bu nedenle sektörün yıllara yayılan gelişiminin bir dönemi, sadece baktıkları alana odaklanan ve o alanın paylaşımıyla ilgili kavgaların verildiği ve birincilik-ikincilik yarışlarının yapılıp, tamin edici sayılara ulaşan bir kitlenin keyifli ve eğlenceli gösterisiyle geçildi. Belki de işler iyi giderken fazlasıyla çevreyi seyre daldık. Şimdi ise çevrede neler oluyor diye bakma zamanımızın artık olmadığını hepimiz görüyoruz.

Seyahat sektörü de birçok sektör gibi “farkına varıldığında” hızlı bir şekilde harekete geçmeyi gerektiren çok önemli dinamikler içeriyor. Eğer birşeylerin farkına varıp harekete geçemiyorsanız işte o zaman “Geç kalmış hatta treni kaçırmışsınız” demektir ki örnekler gözönüne alındığında bunun geri dönüşünün çok yıpratıcı olduğuna birçoğunuz şahit olmuştur.

Farkına varmayı, sektörün geleceği ile kendi ticari kaygılarını sezonluk ekonomik ve siyasi gelişmeler sonucu o yıl gelecek yolcu sayısına, doğacak zararların karşılanması için otoritelere, veya Haziran nasıl geçecek? Eylül nasıl olacak darlığına bağlayan biz sektörün adamları başarıyı hala operatörün otele, otelin operatöre “Vay be! Ne kontrat yaptım. XX’in aldığından şu kadar Euro daha iyiyiz!” anlayışında görmeye devam edersek kürekleri hala boşa çekiyoruz demektir.

Kısa bir istatistikten daha bahsedip bitiriyorum. Yıllardır fazlasıyla göz dikip bir arpa boyu yol alınamayan ve dinamiklerinin standartlarımıza neden uymadığını belki de çözemediğimiz Asya’nın seyahat pazarında en hızlı gelişen ülkelerinden biri olan Çin’in seyahat eğilimlerine bir göz atalım.

Chinese International Travel Monitor (CITM) istatistikleri der ki ;

-Çin Genelinde Bireysel Seyahatler Artıyor (Çin Genelinde mi!)

-Sadece 2014 yılında seyahatini bir acente veya tur operatörü üzerinden değil de farklı kanallardan bireysel olarak alan Çinlilerin oranı %65’e ulaşmış.

-Sosyal medyanın seyahat seçimindeki etkisi yüzde 33’ten yüzde 42’ye çıkmış.

-Seyahat arama ve rezervasyon yapmak için “mobil araçların ve akıllı telefonların” kullanım oranı iki katın üzerinde artmış.

 Biz nerede takılıp kalıyoruz ki?

 

Yorumlar

Henüz hiç yorum yapılmamış.