ERKUT ÖZEN- PLANLARI DA VAR ZAMANLARI DA

GM GEZİ REHBERİ, TURİZM YAZARLARI 16 Kasım, 18:03'de eklendi

215975_10151370322240485_998524356_n

ERKUT ÖZEN 

Akdeniz’in ortasında küçücük bir ada ülkesi Malta. Konumundan dolayı yüzyıllardır paylaşılamayan bir yer olsa da, doğudan-batıya, kuzeyden-güneye birçok ülkenin kıyısına yayılan Akdeniz’in güzelliklerinden pek de nasibini alamamış bir kara parçası.

Nüfusu 450 bin civarında olan Malta yüzölçümü ve nüfus oranı karşılaştırıldığında Avrupa’nın en kalabalık kara parçalarından biri. Hele ki turizm büyüdükçe!

Malta’nın en büyük geliri turizm. En büyük gelirin turizm olmasının asıl sebebi, Malta’nın turistik bir harika olmasından kaynaklanmıyor. Bu payın büyük görünmesinin nedeni diğer gelirlerinin çok düşük olması. 2015 yılında ülkeyi 1 milyon 800 bin kişi turistik amaçlı ziyaret etmiş.

Malta ve turizm denildiğinde, aklınızda hemen Malta’daki turizm boyutunu İngilizce dil okullarına indirgeyen bir düşünce oluşabilir. Ancak Malta’yı turistik anlamda tercih eden ülkelerin başını yüzde 42’ye yaklaşan bir oranla İngilizlerin çektiğini öğrenince konunun bu okullarla sınırlı kalmadığını anlıyorsunuz. Sırasıyla Almanlar ve Fransızlar diğer büyük pazarları. Peki, durup dururken neden Malta’dan bahsediyorum şimdi.?

Malta turizmi ile ilgili katıldığım bir toplantıda geleceğe dair yaptıkları planlamaları oldukça dikkatimi çekti. Bizim gibi ülkelerde turizm yapanların oldukça fütürist karşılayacağı düşünceleri arasında çok olağan gibi görülen bir konu başlığını konuştular. “Pazar çeşitliliğini artırmak”. Bunun nasıl yapılacağı konusunda sunumlar yaparlarken, tanıtım hedeflerinin ellerinde hazır bulunan ve dünyanın dört bir yanından dil okullarına gelen öğrenciler olduğunu, onların genç birer potansiyel satın alıcı olduklarını ve gelecekte tatile çıktıklarında kuracakları aileleri ile birlikte Malta’yı tercih etmelerini sağlamak için yaptıkları çalışmaları anlattılar. Ayrıca ileride kuracakları o ailelerin çocuklarını da aynı hedeflere koymuşlardı! Yani yıllar sürecek bir tanıtımla sürekliliği sağlamak amaçlı çok mantıklı bir proje.

Konuyu desteklemek amaçlı dünyaca ünlü bir fast food zincirinin, “Çocukları kendi markalarının gelişiminde ailelerini etkilemeleri için nasıl hedef aldıkları”nı anlatan bir marka yöneticisini de dinleme imkanı bulduğum toplantıda, günlük hesaplarla yaşayan ve en iyi durumda bile en fazla gelecek yılı planlayabilen bir ülkenin temsilcisi olarak küçücük bir ada ülkesinin ciddiyeti beni oldukça tedirgin etti.

Dört bir tarafı denizle çevrili olan, ama o denizi allayıp pullayıp doğa harikaları olarak sunacak koyları olmayan, sıradan konaklama tesisleriyle ilgi çekici bir hali bulunmayan ve tarihinin birçok yerini bile bizden hikayelerin oluşturduğu Malta, ufak adımlar atıyor gibi görünüp çok işler başarıyor.

Temel Reis filminden kalan seti turistik merkez haline getirmişler. Gladyatör, Troy, Game of Thrones gibi filmlerin belirli sahnelerinin çekildiği yerleri birer cazibe noktası yapmışlar. Ryan Air gibi low-cost bir havayolunun ülkeye uçması için havaalanı vergileri mevzuatlarıyla oynamışlar. Büyük tur operatörlerinin adada kurdukları egemenliği kaldırmak ve kendilerine fiyatlar konusunda yaptıkları baskıdan kurtulma yolunun bireysel seyahat eden gençlerin ve sonrasında kuracakları ailelerinin olduğu tespitini yapıp, uzun soluklu bir program hazırlamışlar. Anlayacağınız planları da var buna harcayacak zamanları da.

Başarırlar mı? Bana kalırsa kendi zihinlerinde başarmışlar bile…

Yorumlar

Henüz hiç yorum yapılmamış.